Multilingual Turkish Dictionary

English Turkish

English Turkish
A LONG SLOG : English Turkish

n. zorlu yürüyüş, zahmetli ve uzun süren iş

A LONG TIME AGO : English Turkish

çoktan, uzun zaman önce

A LONG WAY OFF : English Turkish

adv. çok uzak, uzak, oldukça farklı, aklı başka yerde

A LONG WAY TO HOE : English Turkish

zahmetli iş, zor iş

A LONG WHILE AGO : English Turkish

adv. uzun zaman önce, epey zaman önce

A LOOPHOLE IN THE LAW : English Turkish

n. yasa boşluğu, kanun boşluğu

A LOT : English Turkish

irçok

A LOT MORE : English Turkish

daha fazla, daha fazla kez

A LOT OF : English Turkish

çok fazla, oldukça fazla

A LURKING SUSPICION : English Turkish

n. belli belirsiz bir şüphe

A MAN OF : English Turkish

adam

A MAN OF MOODS : English Turkish

n. günü gününe uymayan tip

A MAN OF PRINCIPLES : English Turkish

n. prensip sahibi kimse

A MAN OF SENSE : English Turkish

n. sağduyulu kimse

A MAN OF SUBSTANCE : English Turkish

n. varlıklı adam

A MAN OF TALENT : English Turkish

n. yetenekli adam

A MATTER OF : English Turkish

ir konunun, bir sorunun

A MATTER OF LIFE AND DEATH : English Turkish

n. ölüm kalım meselesi, hayat memat meselesi

A MENSA ET THORO : English Turkish

(Latince) "daireden ve yataktan", evlilik bağını koparmayan ancak karı ve kocaya ayrı birer yaşam sürme izin veren boşanma (Hukuk)

A MENSA ET THORO : English Turkish

adj. (Hukuk) evlilik bağını koparmayan ancak karı ve kocaya ayrı birer yaşam sürme izin veren boşanmaya ait

A MOMENT AGO : English Turkish

adv. şimdi, şu an, bir dakika önce

A MONTH OF SUNDAYS : English Turkish

çok uzun zaman, kırk yıl

A MUSEUM PIECE : English Turkish

n. müzelik şey

A NEW BROOM SWEEPS CLEAN : English Turkish

işbaşına yeni gelen kimse iyi iş görür

A NEW LEAF WAS TURNED OVER : English Turkish

yeni bir sayfa açıldı, birisinin hayatında sıradışı ve pozitif yönlü bir değişiklik yapması