Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
GÜLİZAR : Ottoman Turkish

f. Gül yanaklı, alyanaklı

GÜLLABİCİ : Ottoman Turkish

Tar: Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar. Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da mecaz yoliyle güllâbici denilirdi

GÜLLE : Ottoman Turkish

Top mermisi. (Vaktiyle demirden veya taştan yuvarlak olarak yapılırdı. Şimdi çelikten, silindir biçiminde ve ucu sivri olarak yapılmaktadır.)

GÜLLE : Ottoman Turkish

top mermisi

GÜLNAHL : Ottoman Turkish

f. Gül fidanı

GÜLNAK : Ottoman Turkish

f. Hisar ve kale

GÜLNAR : Ottoman Turkish

f. Narçiçeği

GÜLNEFESÎ : Ottoman Turkish

f. Lâtif ve hoş sözlülük. * Güzel kokulu olmak

GÜLNİHAL : Ottoman Turkish

f. Gül fidanı

GÜLPUŞ : Ottoman Turkish

f. Gül örtülü, pembe yüzlü

GÜLRENG : Ottoman Turkish

(Gül-reng) f. Gül renkli, pembe renkli

GÜLRU(Y) : Ottoman Turkish

f. Yüzü gül gibi güzel ve kızıl renkli olan. Al yanaklı

GÜLRUH : Ottoman Turkish

(Gül-ruhsar) f. Güzel yanaklı güzel, yanakları pembe olan güzel

GÜLRÎZ : Ottoman Turkish

f. Gül serpen, gül saçan. * Meşhur bir cins lâle

GÜLSİTAN : Ottoman Turkish

(Bak: Gülistan)

GÜLTEN : Ottoman Turkish

f. Gül gibi lâtif ve nâzik vücutlu

GÜLU : Ottoman Turkish

f. İnsan veya hayvan boğazı

GÜLUBEND : Ottoman Turkish

f. Boyna sarılan sargı, boğaz sargısı

GÜLUGÎR : Ottoman Turkish

f. Boğazda kalan, boğazdan zor geçen (şey). * Ahlat armudu

GÜLVE : Ottoman Turkish

f. Fırın bacası

GÜLZAR : Ottoman Turkish

f. Gül bahçesi. Gül tarlası

GÜLZÂR : Ottoman Turkish

gül tarlası

GÜLÇE : Ottoman Turkish

(Gül-çe) f. Küçük gül, gülcük, çiçekçik

GÜLÇEHRE : Ottoman Turkish

Çehresi gül gibi lâtif olan, çehresi gül gibi olan

GÜLÇİN : Ottoman Turkish

f. Gül devşiren, gül toplayan