Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
GÜVARENDE : Ottoman Turkish

f. Hazmedilmesi kolay

GÜVARİŞ : Ottoman Turkish

f. Sindirime yarıyan şeyler, hazme yardımı olan şeyler

GÜVAŞ(E) : Ottoman Turkish

f. Boya, renk

GÜVERTE : Ottoman Turkish

Geminin anbar veya kamaralarının üstü, gezilecek kısmı

GÜVEÇ : Ottoman Turkish

Yemek pişirmeye mahsus toprak kap

GÜYA : Ottoman Turkish

f. Sanki. Ke-ennehu. Söyle. Tut. Farzet. * Söyleyen

GÜYAN : Ottoman Turkish

f. Söyleyen

GÜYEM : Ottoman Turkish

f. Söylerim (mânâsına fiil)

GÜYENDE : Ottoman Turkish

f. Söyleyici. Söyleyen. Kail olan

GÜYÂ : Ottoman Turkish

sanki

GÜZ : Ottoman Turkish

Sonbahar

GÜZ : Ottoman Turkish

sonbahar

GÜZAF : Ottoman Turkish

f. Boş, bîhude. Lüzumsuz

GÜZAR : Ottoman Turkish

f. Geçiş, geçme. * Beceren, halleden, yapan. * Geçiren, geçirici mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Dem-güzar $
Zaman geçiren, vakit öldüren

GÜZAR-I BÂ-ŞİTAB : Ottoman Turkish

Hızla geçiş

GÜZARE : Ottoman Turkish

f. Rüyâ tâbir etme, düş yorma

GÜZARENDE : Ottoman Turkish

f. Geçen, geçici. Geçiren, geçirici

GÜZARİŞ : Ottoman Turkish

f. Geçiş, geçme

GÜZAŞTE : Ottoman Turkish

f. Geçmiş, geçmiş olan

GÜZER : Ottoman Turkish

Geçiş, geçme. * Geçici, geçen

GÜZERAN : Ottoman Turkish

f. Geçen, geçici. * Geçme. Geçiş

GÜZERGÂH : Ottoman Turkish

f. Geçit yeri. Geçilecek yer

GÜZERGÂH : Ottoman Turkish

geçilecek yer

GÜZERNAME : Ottoman Turkish

f. Geçiş tezkeresi

GÜZERÂN : Ottoman Turkish

geçme, geçiş