Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
HERF : Ottoman Turkish

Acele. Sür'at, hız Hezeyan

HERGELE : Ottoman Turkish

Binilmek ve yük taşımak için alıştırılmamış at, kısrak, beygir veya merkep sürüsü. * Böyle bir sürüye dahil olan hayvan. * Mc: Terbiye ve görgüden büsbütün mahrum adam. * Bir işe yaramaz işçi kalabalığı

HERGİZ : Ottoman Turkish

f. Aslâ, kat'iyyen. Hiçbir suretle

HERGÂH : Ottoman Turkish

f. Her vakit, her an, her zaman

HERHERE : Ottoman Turkish

Su çağıltısı. * Koyunu çağırmak. * Aktığında sesi ve çağıltısı işitilecek kadar çok olan su

HERHÎR : Ottoman Turkish

Bir nevi yılan

HERİ' : Ottoman Turkish

Acele, sür'at. * Akıcı kan. * Korkak kimse. * Zayıf kimse

HERİF : Ottoman Turkish

(Bak: Harif)

HERİFÇİOĞLU : Ottoman Turkish

Kızılan kimse hakkında zamir gibi kullanılan argo bir tabirdir

HERİM : Ottoman Turkish

Çok ihtiyarlamış ve kocamış kimse

HERİME : Ottoman Turkish

Dişi arslan

HERİSE : Ottoman Turkish

Keşkek yemeği

HERKELE : Ottoman Turkish

İncelik, nezafet, hoşluk, letâfet. * İnce, zarif, lâtif, hoş

HERKÜL : Ottoman Turkish

yun. Cesaretiyle meşhur olup, efsaneleşmiş bir Yunanlının adı. (Onlarda kuvvet sembolüdür)

HERKÜL BURCU : Ottoman Turkish

Gök küresi kuzey cihetinde isim verilen bir takım yıldız kümesi. (Bak: Büruc)(...Hem şemse kendi mihveri üstünde cazibe denilen manevî ipleri yumak yaptırmak için dolap ve çıkrık hükmünde olan güneşi, bir Kadir-i Zülcelal'in emriyle döndürüp, o seyyaratı o manevî iplerle bağlayıp tanzim etmek ve güneşi bütün seyyaratıyla saniyede beş saatlik bir mesafeyi kestirecek kadar bir sür'atle, bir tahmine göre Herkül Burcu tarafına veya Şems-üş Şümus cânibine sevk etmek, elbette ezel ve ebed sultanı olan Zât-ı Zülcelal'in kudretiyle ve emriyledir. S.)

HERM : Ottoman Turkish

Bir ot cinsi

HERMELE : Ottoman Turkish

Yolmak

HERNA' : Ottoman Turkish

Ufak bit

HERR : Ottoman Turkish

Köpek uluması, köpek hırlaması

HERRU : Ottoman Turkish

"""Ne olursa olsun. Ya batar ya çıkar."" mânâsındaki ""ya herrû ya merrû tâbirinde geçer."

HERS : Ottoman Turkish

Ufak kurt

HERSEME : Ottoman Turkish

Arslan, gazanfer, esed, haydar. * Burun

HERT : Ottoman Turkish

Dokunaklı söyleme, iğneleyici bir şekilde konuşma. * Yırtma. * Dürtme

HERUS : Ottoman Turkish

Eski elbise

HERV : Ottoman Turkish

Dövme, sopalama. * Pişirme. * Afganistan'da bir şehrin adı