Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İDEÂL : Ottoman Turkish

gaye, ülkü

IDFE : Ottoman Turkish

Ondan elliye varana kadar olan erkekler. * Kıt'a. * Akşam vakti

İDGAM : Ottoman Turkish

gizleme

IDGAN : Ottoman Turkish

Kalbinde bir kimseye kin ve adavet olmak

IDGAS : Ottoman Turkish

Karıştırmak. * Otu eliyle tutamlamak

IDHA' : Ottoman Turkish

Kuşluk vaktine girmek

IDHAK : Ottoman Turkish

Güldürmek. Güldürülmek

IDHİYAN : Ottoman Turkish

Nurlu, ruşen, parlak

İDHÂL : Ottoman Turkish

içeri alma, ithal

İDHÂLÂT : Ottoman Turkish

dışarıdan alımlar, ithalat

IDİN : Ottoman Turkish

Dağılmış, perâkende olmuş

IDK : Ottoman Turkish

(C.: Adâk-Uduk) Hurma salkımı

IDL : Ottoman Turkish

Yük dengi, misil, eşit

IDLA' : Ottoman Turkish

Çok yemekten dolayı midenin dolması ve hasta olmak

IDLAL : Ottoman Turkish

(İdlâl) Hak dinden, imân ve islâmiyetten saptırmak. Doğrudan, Hak ve hakikat caddesinden ayırmak. Azdırmak

İDLAL : Ottoman Turkish

saptırma, sapma

IDMAME : Ottoman Turkish

(C.: Ezâmim) Cemaat, topluluk

İDMAN : Ottoman Turkish

alıştırma

IDNA' : Ottoman Turkish

Hastalığın hastayı zayıflatması

IDRAR : Ottoman Turkish

Zarar vermek. * Avret üstüne avret almak, evli iken bir daha evlenmek

IDRİC : Ottoman Turkish

İbrişim kilim

İDRİS : Ottoman Turkish

ilk elbiseyi diken peygamber

İDRÂK : Ottoman Turkish

kavrayış

İDRÂR : Ottoman Turkish

sidik

IDTIBA' : Ottoman Turkish

Hacıların ihramlarını sağ koltukları altından çıkarıp sol omuzlarına örtmeleri