Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
IHLAMAK : Ottoman Turkish

Ih diyerek deveyi çökertmek. * Ih diyerek yorgunluk ve heyecanla hızlı nefes vermek

IHLAMUR : Ottoman Turkish

Kerestesi marangozlukta kullanılan ve çiçeği haşlanıp çay gibi içilen ağaç. * Ihlamur ağacından yapılmış

IHLİVLAK : Ottoman Turkish

Eskimek. * Bulutun gökyüzünü kaplaması

İHLÂF : Ottoman Turkish

yemin ettirme

İHLÂK : Ottoman Turkish

helâk etme, yok etme

İHLÂL : Ottoman Turkish

ozma, sakatlama

İHLÂS : Ottoman Turkish

her işi Allah için yapmak

IHMAD : Ottoman Turkish

Ateşi söndürmek

IHMAL : Ottoman Turkish

Saçak yapmak

IHMAR : Ottoman Turkish

Gizli etmek, saklamak

İHMÂL : Ottoman Turkish

oşlama, savsaklama

IHN : Ottoman Turkish

Boyalı sof kumaş. * Renkli yün

IHN-İ MENFUŞ : Ottoman Turkish

Didilmiş kumaş. Hallac edilip atılmış renkli yün

IHNA' : Ottoman Turkish

İfsad etmek, bozmak. * Yaramaz söz söylemek

IHRAB : Ottoman Turkish

Viran etmek, harabe haline getirmek

İHRAK : Ottoman Turkish

yakma

İHRAM : Ottoman Turkish

hacıların elbisesi

IHRİNMAS : Ottoman Turkish

Sükut etmek, susmak

IHRİT : Ottoman Turkish

İsmi işitilmeyen bitki

İHRÂC : Ottoman Turkish

ihraç, çıkarma, dışarı atma

İHRÂCÂT : Ottoman Turkish

dışarıya mal satma

İHRÂZ : Ottoman Turkish

kazanma, erişme

IHRIVVAT : Ottoman Turkish

Uzamak

IHSA' : Ottoman Turkish

Haya çıkarmak

İHSAN : Ottoman Turkish

güzelce verme, iyilik