Turkish
KATİM : Ottoman Turkish
Toz çokluğundan karanlık olan
KATİN : Ottoman Turkish
Kene. * Az yiyen kimse. * Testi
KATİR : Ottoman Turkish
İhtiyarlık, saç ağarmak. * Perçin yapılan çivi uçları
KATL : Ottoman Turkish
(C.: Mekâtıl) Kesmek
KATL : Ottoman Turkish
öldürme
KATL-İ AMD : Ottoman Turkish
Huk: Kasden ve bile bile öldürme
KATL-İ NEFS : Ottoman Turkish
İntihar. Kendi kendini öldürme
KATL-İ NÜFUS : Ottoman Turkish
Adam öldürme
KATL-İ ÂM : Ottoman Turkish
Bir yerde çoklarının öldürülmesi. Herkesi kılıçtan geçirme. Toptan imha
KATLGÂH : Ottoman Turkish
f. Öldürme yeri. Cinayet mahalli
KATLİÂM : Ottoman Turkish
herkesi öldürme
KATLÂ : Ottoman Turkish
(Katîl. C.) Öldürülmüş kimseler
KATM : Ottoman Turkish
Kesmek. Isırmak. * Tatmak, zevk. * Devenin kükremesi
KATMER : Ottoman Turkish
t. Bir şeyin kat kat olması. * Çok yapraklı oluşu. (Gülün, çiçeğin, böreğin, elbisenin kat kat olduğu gibi.)
KATMER : Ottoman Turkish
kat kat oluş
KATNE : Ottoman Turkish
Kırkbayır. * Boş
KATOLİK : Ottoman Turkish
Hıristiyanlıkta bir mezhep
KATR : Ottoman Turkish
Darlık
KATRAN : Ottoman Turkish
(Katıran) Siyah, sert kokulu, süretle yanan, hararetli, keskin ve suda erimeyen bir madde
KATRAN : Ottoman Turkish
siyah bir madde
KATRE : Ottoman Turkish
Damla. Su damlası. * Bir damla olan şey
KATRE : Ottoman Turkish
damla
KATRE-İ BÂRÂN : Ottoman Turkish
Yağmur damlası
KATRE-İ GEVHER : Ottoman Turkish
Cevher damlası. İnci tanesi. * Pek kıymetli şey
KATRECU : Ottoman Turkish
f. Bir damla arıyan
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani