Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
KÂRPERVERD : Ottoman Turkish

f. Becerikli, iş yapan, elinden bir iş gelen

KÂRSAZ : Ottoman Turkish

f. Becerikli, elinden iş gelen

KÂRVAN : Ottoman Turkish

f. (Bak: Kervan)

KÂRIAKIL : Ottoman Turkish

akla uygun

KÂRŞİNAS : Ottoman Turkish

f. İşten anlar, iş bilir

KÂSAT : Ottoman Turkish

(Ke's. C.) Kadehler, ke'sler

KÂSE : Ottoman Turkish

f. Tas veya çanak. Kâse gibi olan çukurluk. * Başı kaplayan ve başın üstündeki kemik

KÂSE : Ottoman Turkish

tas, çanak

KÂSE-BEND : Ottoman Turkish

f. Çatlamış, kırılmış. * Kâse gibi şeyleri tamir eden kimse

KÂSE-GER : Ottoman Turkish

f. Kâseci, kâse yapan

KÂSE-İ FAĞFUR : Ottoman Turkish

f. Çin porseleni. Çin porseleninden yapılan kâse

KÂSE-İ SER : Ottoman Turkish

Kafatası

KÂSE-İ ÇEŞM : Ottoman Turkish

Göz çukuru

KÂSE-LİS : Ottoman Turkish

(Kâselis) f. Çanak yalayıcı. Çok yiyen, obur. Hırslı. * Dalkavukluk. Alçak huylu kimse. * Dilenci

KÂSE-LİSAN : Ottoman Turkish

(Kâselis. C.) Dalkavuklar, çanak yalayıcılar

KÂSEHA : Ottoman Turkish

(Kâse. C.) Kâseler

KÂSELÎS : Ottoman Turkish

çanak yalayıcı

KÂSİB : Ottoman Turkish

Kazanç sahibi. Kazanmak için çalışan. Kesbeden. Marifet için çalışan

KÂSİB : Ottoman Turkish

kazanmaya çalışan

KÂSİD : Ottoman Turkish

Kesat olan, eksik olan, verimsiz olan

KÂSİR : Ottoman Turkish

Çok olan, kesir, bol olan

KÂSİR-ÜL ESNAM : Ottoman Turkish

Putları kıran. (Hz. İbrahim'in A.S. lâkabıdır)

KÂSTAR : Ottoman Turkish

f. Yalancı, hilekâr

KÂSTE : Ottoman Turkish

f. Eksik, noksan, eksilmiş, azalmış.KASUB
Mestler.KASUS
Yalnız otlayan deve.KASV
Deve kulağının kenarı

KÂTİB : Ottoman Turkish

Yazan, yazıcı, kitâbet eden. Usta yazıcı