Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
LÂTAİL : Ottoman Turkish

Boş, faydasız, abes, mânâsız

LÂTAKNETU : Ottoman Turkish

Ayet-i Kerimeden bir kısım olup: Ümidinizi kesmeyiniz (meâlindedir.)

LÂTAKNETÛ : Ottoman Turkish

kesmeyiniz

LÂTENÂHÎ : Ottoman Turkish

sonsuz

LÂTEŞBİH : Ottoman Turkish

enzetmek gibi olmasın!

LÂTİF : Ottoman Turkish

lütfedici

LÂTİF : Ottoman Turkish

yumuşak, güzel, şirin, ince

LÂTİFANE : Ottoman Turkish

lâtifçe

LÂTİFE : Ottoman Turkish

ince duygu, hoş söz, nazik şaka

LÂTUHSA : Ottoman Turkish

Sayısız. Sayıya gelmez. Hesaplanmaz

LÂUBALİ : Ottoman Turkish

"Alâkasız, kayıtsız, hürmetsiz, dikkatsiz. Senli benli. (""Lâ"" harfi ile"" Ubâli"" muzari fiilinden müteşekkildir.)"

LÂUBALİYANE : Ottoman Turkish

f. Lâubalilikle. Kayıtsız, alâkasız, saygısız ve dikkatsiz bir şekilde. Senli benli olarak

LÂUBÂLÎ : Ottoman Turkish

senli benli, saygısız, ilgisiz, umursamaz

LÂUBÂLÎYÂNE : Ottoman Turkish

saygısızca, ilgisizce

LÂVALLAH : Ottoman Turkish

Vallahi hayır

LÂYA'KIL : Ottoman Turkish

Aklı başında olmıyan, dalgın, bîhoş. Yaptığını bilmez

LÂYEBGIYAN : Ottoman Turkish

Biri ötekine tecavüz edip karışmaz ve hâsiyetini bozamaz (meâlinde olup, nefyedilmiş muzari fiilidir.)

LÂYECUZ : Ottoman Turkish

Câiz değil, olamaz, müsaade verilmez

LÂYEFHEM : Ottoman Turkish

Anlayışsız, idrakten âciz

LÂYEFNA : Ottoman Turkish

Bitmez, tükenmez. Fenaya gitmez. Yok olmaz

LÂYEMUT : Ottoman Turkish

Ölmez. Mahvolmaz. Hayatı sona ermez

LÂYEMÛT : Ottoman Turkish

ölümsüz

LÂYEMÛTÂNE : Ottoman Turkish

ölümsüz gibi

LÂYENBAGÎ : Ottoman Turkish

Lâyık olmaz. Yakışmaz. Uymaz

LÂYENFEKK : Ottoman Turkish

Bölünemez, ayrılamaz. Parçalanamaz