Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MAALCEMAA : Ottoman Turkish

(Maa-l-cemâe) Cemaatle beraber, cemaatle birlikte

MAALEM : Ottoman Turkish

İz. Eser. Nişân. * Dinî mes'ele

MAALESEF : Ottoman Turkish

yazık ki

MAALGAYR : Ottoman Turkish

aşkasıyla birlikte

MAALİ : Ottoman Turkish

yücelikler

MAALİF : Ottoman Turkish

(Ma'lef. C.) Ot, saman gibi yem konan yerler. Samanlıklar

MAALİFTİHAR : Ottoman Turkish

iftiharla, seve seve

MAALİM : Ottoman Turkish

(Ma'lem. C.) Dinî inançlara, itikadlara dair mes'eleler. * İzler. Nişanlar. Eserler

MAALİYAT : Ottoman Turkish

İnsan aklının yetişemediği veya zor yetiştiği yüksek fikir ve derin bilgiler

MAALİYAT : Ottoman Turkish

yüce bilgiler, yüksek mertebeler

MAALKERÂHE : Ottoman Turkish

kerahetle, çirkinlikle

MAALKİFAYE : Ottoman Turkish

yeterli olmakla birlikte

MAALMEMNUNİYE : Ottoman Turkish

memnuniyetle

MAALÎ : Ottoman Turkish

şerefler. Yükseklikler. * Yüksek fikirler. * şerefli vazifeler

MAAMİ' : Ottoman Turkish

(Ma'maa. C.) Ateş çatırtıları

MAAMÂFİH : Ottoman Turkish

mamâfih, bununla beraber

MAAN : Ottoman Turkish

Menzil, mekân

MAANÎ : Ottoman Turkish

(Mâna. C.) Mânalar. * Belâgatın üç şubesinden biri. Lafzın muktezâ-yı hâl ve makama uygunluğuna mahsus bir ilim adı. (Bak: Belâgat)

MAANÎ-İ KUDSİYYE : Ottoman Turkish

Kudsi mânâlar

MAANÎ-İ MEDLULE : Ottoman Turkish

Anlaşılan mânâlar

MAANÎ-İ MUKADDESE : Ottoman Turkish

Mukaddes mânâlar

MAANÎ-İ MÜTEZAHİME : Ottoman Turkish

Bir kelimenin çok mânaya gelip birbiri ile yarışma hâli

MAANÎ-İ SÂNEVİ : Ottoman Turkish

İkinci derecedeki mânâlar. İşarî, mecazî, remzî mânâlar gibi

MAANÎ-İ ÛLÂ : Ottoman Turkish

Evvelki mânâlar, vesileler

MAAR : Ottoman Turkish

Ar ve hayâya sebep olacak şeyler