Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MEDAR : Ottoman Turkish

Sebeb, vesile. * Bir şeyin etrafında döneceği nokta. Bir şeyin devredeceği, üzerinde hareket edeceği yer. * Gezegenlerin gezerken hareket noktalarının çizdiği dâire. (Dünya, güneş etrafında seyrederken medar-ı senevîsi bir dâireyi andırır.)

MEDAR-ÜL AYN : Ottoman Turkish

Göz çukuru

MEDAR-I FAHR : Ottoman Turkish

İftihara sebeb olan. Övmeğe vesile

MEDAR-I İBRET : Ottoman Turkish

İbret almağa yarıyan

MEDAR-I MAİŞET : Ottoman Turkish

Geçim vasıtası

MEDAR-I SENEVÎ : Ottoman Turkish

Dünya, güneş etrafında seyrederken çizdiği farazi dâire

MEDAR-I TAAYYÜŞ : Ottoman Turkish

Maişet tedarikine sebeb olan, geçim vesilesi

MEDARE : Ottoman Turkish

Kova gibi dikip su çekmekte kullanılan deri

MEDARİC : Ottoman Turkish

(Medrec ve Medrece. C.) Merdivenler. * Meslekler, yollar

MEDARİS : Ottoman Turkish

Medreseler. Ders okunan yerler. Talebe-i ulumun ikametgâhları. Din, imân, ahlâk dersi ve fenni ilim okutulan ve aynı zamanda talebenin ikamet ettiği mektebler

MEDAS : Ottoman Turkish

Harman yeri

MEDASE : Ottoman Turkish

Harman yeri

MEDAYİH : Ottoman Turkish

Medhe lâyık işler ve hareketler

MEDAYİH : Ottoman Turkish

övgüler

MEDAYİH-İ BÂHİRE : Ottoman Turkish

Çok açıktan birisini veya bir şeyi övmek, medhetmek

MEDAYİN : Ottoman Turkish

(Midyân. C.) Dâima borçlanan kimseler

MEDBEE (MEDBE) : Ottoman Turkish

Kabaklık, kabağı çok olan yer. * Kul, abd

MEDBUG : Ottoman Turkish

Dibâgat olunmuş, tabaklanmış

MEDBUR : Ottoman Turkish

Zengin. Malı mülkü ve serveti çok olan. * Yaralı, mecruh

MEDCEN : Ottoman Turkish

Bulutlu gün

MEDD : Ottoman Turkish

kabarma, uzatma

MEDD İŞARETİ : Ottoman Turkish

Harekenin uzun okunacağını gösteren işaretin adı. * Hemze ile elifin birleşmesi

MEDD Ü CEZİR : Ottoman Turkish

Coğ: Deniz sularının kabarması ve tekrar geriye çekilmesi

MEDD-İ BİSAT : Ottoman Turkish

Kilim yayma, halı serme

MEDD-İ NAZAR : Ottoman Turkish

Uzağa bakma. Gözün görebildiği kadar göz alımı