Turkish
MERCAN : Ottoman Turkish
Denizde geniş resif meydana getiren ve mercanlar takımının örneği olan hayvan ve bunun kalkerli yatağından çıkarılan çoğu kırmızı renkte ve ince dal şeklinde bir madde. Bu madde boncuk gibi süs eşyası olarak kullanılır. Mercanlar ancak 40 metre kadar derinlikte yaşayabilirler
MERCAN : Ottoman Turkish
denizden elde edilen bir süs maddesi
MERCANE : Ottoman Turkish
Mercan tanesi. (Bak: Mercan)
MERCEFAN : Ottoman Turkish
Leğen ve ibrik
MERCİ' : Ottoman Turkish
Merkez. Kaynak. Baş vurulacak yer. Müracaat edilecek yer. Dönülecek yer. Sığınılacak yer. * Söylenen sözün kendine fayda verdiği kimse
MERCİ'-İ KÜLL : Ottoman Turkish
Bütün işler için müracaat edilen makam
MERCİ'-İ RESMÎ : Ottoman Turkish
Bir idare veya memurun bağlı bulunduğu üst makam
MERCİ'-İ RÜ'YET : Ottoman Turkish
Bir işin görülmesi için başvurulan yer
MERCU : Ottoman Turkish
Ümid edilen. Ümid edilmiş. Rica olunan
MERCU' : Ottoman Turkish
Geri döndürülmüş olan
MERCUH : Ottoman Turkish
(Rüchân. dan) Başkası ona tercih edilmiş olan. * Fık: Mahkemede hasmından evvel müddeasını isbata salâhiyyetli olmayan şahıs. Evvelâ hak iddiaya salâhiyetli olan râcih, ikinci derecede iddiaya sahib olan ise mercuh olur
MERCUM(E) : Ottoman Turkish
(Recm. den) Recmolunmuş. Taşlanmış, taşa tutulmuş
MERCÎ : Ottoman Turkish
makam, dönülecek yer, başvurulacak yer, kaynak, makam
MERCÎİYET : Ottoman Turkish
aşvurulacak makam olma özelliği, kaynaklık
MERCÛ : Ottoman Turkish
ümit edilen, rica olunan
MERCÛH : Ottoman Turkish
tercih edilmeyen, başkası ona tercih edilmiş
MERD : Ottoman Turkish
f. Adam. Kişi. İnsan. Erkek. Sözünün eri
MERD : Ottoman Turkish
mert, sözünün eri
MERD-İ GARİB : Ottoman Turkish
Yabancı yerlere, gurbete düşmüş kişi
MERDA : Ottoman Turkish
Yaralılar. Hastalar
MERDA' : Ottoman Turkish
(C: Merâd) Ot bitmeyen kumlu yer
MERDAN : Ottoman Turkish
(Merd. C.) Merdler. İnsanlar, erkekler, yiğitler
MERDANE : Ottoman Turkish
"f. Erkekçesine. Merdcesine. Er'e yakışır surette. * Matbaada baskı, baskı makinelerinde ve ofset makinelerinde ise plâteye değerek mürekkeb vermek; ve toprağı bastırmak gibi çeşitli işlerde kullanılan silindir. * Yufka açmağa yarıyan oklava. * Erkek ayakkabısı."
MERDANEGÎ : Ottoman Turkish
f. Cesurluk, yiğitlik, merdlik, erkeklik
MERDBAZ : Ottoman Turkish
f. Merd olmayan. Nâmerd. Sözünde durmayan. Orospu
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani