Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
METAFİZİK : Ottoman Turkish

(Bak: Mâba'det tabia)

METAİB : Ottoman Turkish

Yorgunluklar. Meşakkatler. Eziyet verecek şeyler

METAİB-İ SEFER : Ottoman Turkish

Muhârebe veya yol yorgunlukları

METAL : Ottoman Turkish

Lât: Mâden. * Matbaacılıkta harfleri teşkil için eritilen kurşun, karışık madde

METALİ' : Ottoman Turkish

Matla'lar. Tulu' edecek yerler veya zamanlar. Güneş veya benzerinin doğduğu yerler. * Ast: Herhangi bir yıldızın i'tidal-i rebii (Arz'ın güneş etrafındaki gezmesinde, 20 Mart'ta bulunduğu) noktasından geçmek üzere başlangıç kabul edilen daire ile bu yıldızın semavî istiva dairesi üzerindeki ara kesitleri arasında kalan kavis. * Edb: Kaside veya gazelin ilk beyitleri

METALİB : Ottoman Turkish

İstekler. Arzular. Taleb edilen şeyler

METALİB-İ İSTİKBAL : Ottoman Turkish

İstikbale aid istekler. Gelecek için olan arzu ve talebler

METANET : Ottoman Turkish

Sağlamlık. Kavilik. Sözünden ve kararından dönmemeklik. İnsanın, fikrinde sabır, azminde kavi ve akidesinde rüsuh sahibi olması. (Mukabili zaaf'dır) (Hak, iman ve İslâmiyet uğrunda metanet göstermek, çok kıymetli bir seciyyedir.)

METANET : Ottoman Turkish

dayanıklılık

METANET-İ KALBİYE : Ottoman Turkish

Kalb sağlamlığı

METARIK : Ottoman Turkish

(Mıtrak ve Mıtraka. C.) Mızraklar. Tokmaklar. Çekiçler. Değnekler, sopalar

METAVİ' : Ottoman Turkish

(Mıtvâ. C.) İtâat edenler. Mutiler

METBENE : Ottoman Turkish

Samanlık

METBU' : Ottoman Turkish

Kendine uyulan. Tâbi olunan. Halkın, kendine tâbi olduğu zat. * Hükümdar

METBU-U MÜFAHHAM : Ottoman Turkish

Hükümdar. Padişah

METBUİYYET : Ottoman Turkish

Kendine uyulmaklık. Başkasının kendisine tâbi olması. Birisine tâbi oluş

METBÛ : Ottoman Turkish

kendisine uyulan

METBÛİYET : Ottoman Turkish

metbuluk

METERS : Ottoman Turkish

f. Harpte, korunmak gayesiyle yapılan toprak tümsek, siper. * Kapının açılmaması için arkasına konulan ağaç

METFUH : Ottoman Turkish

açılmış

METH : Ottoman Turkish

Yerinden koparmak ve çıkarmak. * Cima. Tohum bırakmak için çekirgenin kuyruğunu yere sokması. * Vurmak ve uzaklaştırmak

METHAF : Ottoman Turkish

Müze

METHETME : Ottoman Turkish

övme

METHİYE : Ottoman Turkish

övgü, övme

METİN : Ottoman Turkish

Sağlam. Metanet sahibi. Kendine güvenilir olan. (Bak: Metânet)