Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MEVZÎ : Ottoman Turkish

ir şey konulacak yer

MEVZÛ : Ottoman Turkish

konu

MEVZÛAT : Ottoman Turkish

kurallar, kanunlar

MEVZÛBAHİS : Ottoman Turkish

söz konusu

MEVÂCİD : Ottoman Turkish

kalbe zevk veren hâller

MEVÂDD : Ottoman Turkish

maddeler

MEVÂHİB : Ottoman Turkish

karşılıksız verilenler, ihsanlar

MEVÂKİ : Ottoman Turkish

yerler

MEVÂKIF : Ottoman Turkish

duraklar

MEVÂLİD : Ottoman Turkish

mevlidler, doğmalar

MEVÂLÎD : Ottoman Turkish

varlıklar

MEVÂNİ : Ottoman Turkish

maniler, engeller

MEVÂSİM : Ottoman Turkish

mevsimler

MEVÎZA : Ottoman Turkish

öğüt, nasihat

MEVÛD : Ottoman Turkish

söz verilmiş

MEY : Ottoman Turkish

f. şarap, içki. (Bak: şarab)

MEY : Ottoman Turkish

şarap,

MEY' : Ottoman Turkish

Eriyip akma

MEY'A : Ottoman Turkish

(Mey'at) Yiğitlik başlangıcı. * Atı koşuya alıştırmak. * Erimiş sıvı madde. * Yere dökülen bir sıvının akıp gitmesi. * Bir şeyin ilk zamanı. Tâzelik vakti

MEY-AŞAM : Ottoman Turkish

f. İçki içen. Şarap içen

MEY-FÜRUŞ : Ottoman Turkish

f. Şarap satan, meyhâneci, şarapçı

MEY-GUN : Ottoman Turkish

f. Şarap renginde olan, kırmızıya yakın olan

MEY-GÜSAR : Ottoman Turkish

f. İçki arkadaşı. Birlikte içki içen

MEY-HANE : Ottoman Turkish

f. İçki satılan ve içilen yer

MEY-HAR : Ottoman Turkish

(Mey-hâre) f. İçki içen, içkici, ayyaş