Turkish
MEZMUM : Ottoman Turkish
Zemmolunmuş. Makbul olmıyarak ayıplanmış. Kötü
MEZMUN : Ottoman Turkish
(Bak: Mazmun)
MEZMUR : Ottoman Turkish
"Terennümle okunan kaside, ilâhi ve münâcat. * Hz. Dâvuda (A.S.) inen ""Zebur""un Surelerinden herbiri."
MEZMÛM : Ottoman Turkish
yerilmiş
MEZNEB : Ottoman Turkish
(C: Mezânib) Kepçe. * Suyun akacak olduğu yer
MEZR : Ottoman Turkish
(Mezra) Zarif adam. * Bir kimseye düşmanlık etmek. * Parmakla çimdiklemek. * Su kırbasını tamamen doldurmak. * Tadını anlamak için biraz ağzına almak, içmek
MEZRAA : Ottoman Turkish
Tarla. Ekilip mahsul alınan mülk, yer
MEZRAA : Ottoman Turkish
tarla
MEZREVAN : Ottoman Turkish
Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı
MEZRU' : Ottoman Turkish
(C.: Mezruât) (Zirâ. dan) Arşınlanmış, ölçülmüş. Arşınla ölçülmüş
MEZRUAT : Ottoman Turkish
Ekili olan şeyler. Ekili yerler
MEZRÛAT : Ottoman Turkish
ekilenler
MEZZ(E) : Ottoman Turkish
Emmek, mass
MEZZA' : Ottoman Turkish
(C.: Mezâyi) Koğucu. * Yalan. * Sırrını gizlemeyen kişi
MEZZAH : Ottoman Turkish
Lâtifeci, şakacı
MEZZER : Ottoman Turkish
Halep vilâyetinden getirilen siyah taş
MEZÂD : Ottoman Turkish
mezat, artırmalı satış
MEZÂHİB : Ottoman Turkish
mezhepler
MEZÂHİM : Ottoman Turkish
zahmetler, zorluklar
MEZÂHİR : Ottoman Turkish
görünme yerleri, çiçekli yerler
MEZÂK : Ottoman Turkish
tadma
MEZÂLİM : Ottoman Turkish
zulümler
MEZÂMİR : Ottoman Turkish
Zebur kitabının süreleri
MEZÂR : Ottoman Turkish
kabir, ziyaret yeri
MEZÂRİSTÂN : Ottoman Turkish
mezarlık, ölüler ülkesi
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani