Turkish
MİFZAL : Ottoman Turkish
Fazilet ve şeref sahibi
MİG : Ottoman Turkish
f. Duman, sis, duhân. * Kara bulut
MİGDAD : Ottoman Turkish
Çok gadaplı, çok kızgın
MİGFER : Ottoman Turkish
"Ateşli silâhların icadından evvel, muharebede kılıç, mızrak ve ok gibi harp âletlerinden korunmak için başa giyilen bir nevi başlık idi. Miğfer, zırh ile beraber bir bütün teşkil ederdi. Osmanlı miğferleri çeşitli şekillerde olmakla beraber genel olarak iki kısma ayrılırdı. Bir kısmı ince bakırdan, diğer kısmı ise çelikten yapılırdı. Miğfer; tepesi sivri fes biçiminde idi. Asıl tepeye gelecek yer temrenle süslenir, temrenin ucu kâh sivri olur, bazan da lâfza-i Celâl ve bazı kere de hilâl ile son bulurdu."
MİGFERÎ : Ottoman Turkish
Miğfer şeklinde olan, miğfer biçiminde olan. * Miğferle ilgili
MİGLAK : Ottoman Turkish
(C.: Megalik) Kilit, mandal
MİGNAK : Ottoman Turkish
f. Dumanlı, sisli. Bulutlu
MİGSEL : Ottoman Turkish
Tas, ibrik. Yıkanmada kullanılan kab
MİGVEL : Ottoman Turkish
(C.: Megavil) İnce kılıç. Hançer
MİGZEL : Ottoman Turkish
(C.: Megazil) İplik eğirmekte kullanılan âlet. iğ
MİH : Ottoman Turkish
(C.: Mihâ) f. Ulu, büyük. Azim, kebir
MİHA : Ottoman Turkish
Yaş değnek
MİHAD : Ottoman Turkish
Yer. Arz. * Beşik. * Döşeme. Döşek
MİHADDE : Ottoman Turkish
Baş ve yüz altına koydukları yastık. * Kazma. * Balta
MİHAFFE : Ottoman Turkish
Mahfe. Katır veya develerin sırtına konulan ve iki kişinin oturabileceği büyüklükte olan sepet
MİHAH : Ottoman Turkish
(Muhh. C.) Beyinler. * İlikler
MİHAİL : Ottoman Turkish
"Resul-i Ekremin (A.S.M.) geleceğini haber veren ve bir ismi de Mişâil olan eski zaman Peygamberlerinden bir Zâttır. Kitabının
bab'ında: ""Ahir zamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orda hakka ibadet etmek üzere, mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden oraya birçok halk toplanıp Rabb-ı Vâhide ibadet ederler. O'na şirk etmezler."" diye bahsetmiştir.(İşte şu âyet, zâhir bir surette dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i Merhume nâmıyla şöhret-şiar olan ümmet-i Muhammediyeyi (A.S.M.) tarif ediyor. M.)"
MİHAK : Ottoman Turkish
(Mahâk-Muhâk) Her arabi ayın son üç gecesi
MİHAL : Ottoman Turkish
Kuvvet. Azab. Ukubet
MİHAMME : Ottoman Turkish
Küçük bakır ibrik
MİHAN : Ottoman Turkish
(Mih. C.) Ulular, büyükler
MİHANİKİYYET : Ottoman Turkish
yun. (Mihanik. den) Makine sanayiini ihate eden fen ve ilimler. Makine gibi cansız şeyler. * Cansız ve duygusuz fakat ahenkli hareket ve hareket kabiliyeti
MİHANİKÎ KIRAET : Ottoman Turkish
Kelimeleri, terkibleri doğru telâffuz etmekle beraber ezber dersi dinletiyormuş gibi çabuk çabuk okumaktır. Böyle okuyuş dinleyene bir şey anlatmaz. Ancak okuyanın mevzuu kavramış olduğunu anlatır. Öyle kıraet bir makinanın duygusuz işlemesine benzetilir
MİHAR : Ottoman Turkish
(Mühür. C.) At yavruları. Taylar
MİHATT : Ottoman Turkish
Deriden kıl ve yün yolacak demir
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani