Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MİHVER-İ HAREKÂT : Ottoman Turkish

Askeri harekâtın yapıldığı yer

MİHVER-İ NEBAT : Ottoman Turkish

Kök, gövde ve yaprakların tamamı

MİHVER-İ ÂLEM : Ottoman Turkish

Arzın merkezinden geçerek semâ küresini her iki tarafta kesen mevhum hat

MİHYAC : Ottoman Turkish

Şiddetli. * Çok, ziyâde, fazla

MİHYAF : Ottoman Turkish

Tez susayan davar

MİHYAL : Ottoman Turkish

Bir yıl ekilip, bir yıl ekilmeyen arazi

MİHYAT : Ottoman Turkish

İğne

MİHZA (MİHZAB) : Ottoman Turkish

Ateş karıştırmakta kullanılan ağaç

MİHZAB : Ottoman Turkish

Boyacıların elbise boyadıkları küp

MİHZAC : Ottoman Turkish

Çamaşır tokacı

MİHZAK : Ottoman Turkish

Çok gülen kadın

MİHZAR : Ottoman Turkish

Mânâsız ve saçma sapan sözler konuşan

MİHÂL : Ottoman Turkish

kuvvet

MİHÂNİKİYYET : Ottoman Turkish

mekaniklik

MİHÎN : Ottoman Turkish

(Mihine) Daha büyük, daha ulu

MİHŞAH : Ottoman Turkish

(C.: Mehâşi) Kaba kilim

MİK'AB : Ottoman Turkish

(C.: Mekâıb) Topuk mesti

MİKA : Ottoman Turkish

Muhabbet, sevgi

MİKAA : Ottoman Turkish

Kassarların üzerinde bez döğdükleri ağaç. * Kassarlar tokmağı. * Yaşlı ve uzun boylu kimse

MİKAMME : Ottoman Turkish

Süpürge

MİKAT : Ottoman Turkish

Bağırdak ipi, (oğlancıkları beşikte onunla bağlarlar.) * Kesilme ânında koyunun ayağını bağladıkları ip

MİKAT SÜNNETİ : Ottoman Turkish

Hacca niyet edenin ihrama girmesi

MİKATT : Ottoman Turkish

(C.: Mikât) Üzerinde kalem kesecek âlet

MİKATÎ : Ottoman Turkish

Hacc mevsimini beklemek üzere Mekke-i Mükerreme'de kalan kimse

MİKDAD : Ottoman Turkish

Demir kesme âleti