Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MİNSEC : Ottoman Turkish

(C: Menâsic) Çulhaların bez tarağı

MİNSEE (MİNESSEE) : Ottoman Turkish

Asâ, sopa

MİNSEF : Ottoman Turkish

(C: Menâsif) Elek. Kalbur. Külünk

MİNSEGA : Ottoman Turkish

(C: Menâsıg) Ekmekçilerin ekmek tozunu sildikleri nesne. * Yufka yuvarlağı

MİNSER : Ottoman Turkish

"(C: Menâsir) Yırtıcı kuşların gagası. * Taşçı kalemi. * Yüz ile ikiyüz adet arasında olan asker. * Önlerinde ne bulunur yıkıp yakıp târumar eden asker. * Otuz ile kırk arasında olan at. * Kırktan elliye veya altmışa; ve yüzden ikiyüze kadar olan at."

MİNTARAFİLLAH : Ottoman Turkish

Allah tarafından

MİNTAŞ : Ottoman Turkish

(C: Menâtiş) Kıl yolacak âlet. Cımbız

MİNU : Ottoman Turkish

Şişe, sırça, cam. * Zümrüt. * Cennet, firdevs

MİNU-YU HÂK : Ottoman Turkish

Mezar, kabir

MİNVAL : Ottoman Turkish

Hareket tarzı, davranış. Usul, yol. * Fayda. * Uslub, tarz. * Bez dokuyan cüllah

MİNVÂL : Ottoman Turkish

tarz, yol, gidiş

MİNYATÜR : Ottoman Turkish

"Eski el yazısı kitapları süslemek için sulu boya ile yapılan ince resimler hakkında kullanılır bir tâbirdir. İtalyanca ""minyatura"" kelimesinden alınmadır. Buna vaktiyle küçük nakış demek olan ""hurde nakış"" denilirdi. (O.T.D.S.) * İnce bir san'atla yapılmış küçük resimler."

MİNZAR : Ottoman Turkish

Ayna. Bakma âleti. Gözlük

MİNÂ : Ottoman Turkish

cam, billur, sırça, parlak

MİNÂRÂT : Ottoman Turkish

minareler

MİNŞAA : Ottoman Turkish

Çulha mekiği

MİNŞAKKA : Ottoman Turkish

Yarık, çukur, oyuk

MİNŞAR : Ottoman Turkish

(C.: Menâşir) Testere, biçki

MİNŞEFE : Ottoman Turkish

Sünger, bez gibi su silmeğe mahsus nesne

MİNŞEGA : Ottoman Turkish

Ot ve yem koydukları kap

MİNŞEL (MİNŞÂL) : Ottoman Turkish

(C: Menâşil) Yemek çatalı

MİR : Ottoman Turkish

Amir. Bey. Baş. Kumandan. Vâli

MİR'AT : Ottoman Turkish

Ayine. Ayna. * Meşhur bir cins lâle

MİR'AT-ÜL AYN : Ottoman Turkish

Bir şeyin dış görünüşü

MİR'AŞ (MER'AŞ) : Ottoman Turkish

Çok yüksekten uçan güvercin