Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MİSKATA : Ottoman Turkish

Düşürtücü ilâç veya sebep

MİSKET : Ottoman Turkish

Fr. Alaybozan tüfeği. Patlayan bombadan etrafa sıçrayarak tahribe, yaralanmaya ve ölüme vesile olan sert parça. Eskiden kullanılmış geniş çaplı bir silâh. * Güzel kokulu meyve. (Elma, üzüm vs.)

MİSKİN : Ottoman Turkish

Uyuşuk, tenbel, hareketsiz. Zavallı. * Cüzzam hastası. * Fık: Kendi kendini idâre edemiyen, iktisabtan âciz, mal ve mülkü hiç olmayan kimse

MİSKİN : Ottoman Turkish

yoksul, uyuşuk, tembel, zavallı

MİSKİNÂNE : Ottoman Turkish

f. Tenbelcesine, miskincesine

MİSKÂ' : Ottoman Turkish

Sıklık vermek

MİSL : Ottoman Turkish

(Bak: Misil)

MİSLAH : Ottoman Turkish

Ham iken hurması dökülen hurma ağacı

MİSLAK : Ottoman Turkish

Fesih lisanlı, güzel konuşan. * Kırkbeş sene yaşayan adam

MİSLAT : Ottoman Turkish

(C: Mesâlit) Anahtarın bir dişi

MİSLEN : Ottoman Turkish

enzer olarak

MİSLİYET : Ottoman Turkish

Benzeri ve misli olmak. Benzerlik

MİSLİYET : Ottoman Turkish

enzerlik, eşlik

MİSMA' : Ottoman Turkish

(C.: Mesâmi') (Sem'den) Kulak. * Hastanın iç organlarını dinlemeğe yarıyan âlet

MİSMAK : Ottoman Turkish

Çadırı yükseğe kaldıracak ağaç

MİSMAR : Ottoman Turkish

Ensiz çivi, mıh. Demir kazık

MİSMAR : Ottoman Turkish

çivi

MİSMAR-I ÂHENİN : Ottoman Turkish

Demir kazık

MİSMAS : Ottoman Turkish

Karıştırmak

MİSMAZ : Ottoman Turkish

Deyyus kimse

MİSRED : Ottoman Turkish

Büyük taş, çanak

MİSSİK : Ottoman Turkish

Çok cimri. Hasis ve tamâhkâr

MİSTAH : Ottoman Turkish

Yatık bardak. * Çadır direği. * Hurma yayıp kuruttukları yer

MİSTAR : Ottoman Turkish

(Bak: Mıstar)

MİSTAR : Ottoman Turkish

cetvel