Turkish
Turkish
MÜSRİFANE : Ottoman Turkish
israf edercesine
MÜSTAHAK : Ottoman Turkish
hak eden
MÜSTAHDEM : Ottoman Turkish
hizmet eden
MÜSTAHKEM : Ottoman Turkish
sağlamlaştırılmış
MÜSTAHREC : Ottoman Turkish
çıkarılmış
MÜSTAHSEN : Ottoman Turkish
eğenilen
MÜSTAHSİL : Ottoman Turkish
üretici
MÜSTAHSİN : Ottoman Turkish
eğenen
MÜSTAHSİNANE : Ottoman Turkish
eğenerek, güzel bularak
MÜSTAİD : Ottoman Turkish
yetenekli, uygun
MÜSTAİN : Ottoman Turkish
yardım isteyen
MÜSTAKAR : Ottoman Turkish
kararlı
MÜSTAKBEL : Ottoman Turkish
gelmesi beklenen zaman
MÜSTAKİL : Ottoman Turkish
kendi başına, bağımsız
MÜSTAKİLLEN : Ottoman Turkish
ağımsız olarak
MÜSTAKİM : Ottoman Turkish
doğru, düzgün
MÜSTAKİMANE : Ottoman Turkish
istikametle, dosdoğru, düzgün biçimde
MÜSTANTIK : Ottoman Turkish
sual soran, sorgu hakimi
MÜSTAĞFİR : Ottoman Turkish
günahları için af dileyen
MÜSTAĞNİ : Ottoman Turkish
tok gözlü, çekingen, başkalarından bir şey beklemeyen
MÜSTAĞNİYANE : Ottoman Turkish
müstağnice
MÜSTAĞRAK : Ottoman Turkish
dalmış, batmış
MÜSTEAN : Ottoman Turkish
kendisinden yardım istenen, Allah
MÜSTEAR : Ottoman Turkish
takma
MÜSTEBÎD : Ottoman Turkish
uzak gören
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani