Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
MÜTEADDİD : Ottoman Turkish

irçok, birkaç, adetli, sayılı

MÜTEAFFİN : Ottoman Turkish

kokuşan

MÜTEAFİR : Ottoman Turkish

irbirinden nefret eden

MÜTEAHHİD : Ottoman Turkish

işi üzerine alan

MÜTEAHHİR : Ottoman Turkish

sonraki

MÜTEAHHİRÎN : Ottoman Turkish

sonrakiler

MÜTEALLİK : Ottoman Turkish

alâkalı, ilgili

MÜTEALLİKAT : Ottoman Turkish

alâkalılar, ilgililer, yakınlar, akrabalar

MÜTEANİK : Ottoman Turkish

irbirinin boynuna sarılmış durumda olan

MÜTEANNİD : Ottoman Turkish

inat eden, direnen

MÜTEARİFE : Ottoman Turkish

açıkça bilinen

MÜTEASSİFE : Ottoman Turkish

hak yoldan sapan

MÜTEASSİR : Ottoman Turkish

zor

MÜTEASSIB : Ottoman Turkish

aşırı taraftar, mutaassıb

MÜTEAVİN : Ottoman Turkish

yardımlaşan

MÜTEAZZİR : Ottoman Turkish

zor, özürlü

MÜTEBAHHİR : Ottoman Turkish

derya gibi ilmi olan büyük âlim

MÜTEBAHHİRİN : Ottoman Turkish

deryalar gibi geniş ilim sahibi âlimler

MÜTEBASBIS : Ottoman Turkish

yaltaklanan

MÜTEBEDDİL : Ottoman Turkish

değişen, değişken

MÜTEBESSİM : Ottoman Turkish

gülümseyen

MÜTEBÂDİR : Ottoman Turkish

irdenbire akla gelen

MÜTEBÂİD : Ottoman Turkish

uzaklaşan

MÜTEBÂKÎ : Ottoman Turkish

geri kalan kısım

MÜTEBÂRİZ : Ottoman Turkish

açığa çıkan