Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
NUZAR : Ottoman Turkish

Altın. * Her nesnenin hâlisi ve iyisi. * Necid diyârında yetişen bir ağacın adıdır, ondan tas ve kâse yaparlar.NUZC $ (Nazc) Yemişin tam olarak yetişmesi, olgunlaşması. * Etin kemikten dökülür derece pişmesi

NUZERA : Ottoman Turkish

(Nazir. C.) Akranlar, eşler

NUZUB (NAZAB) : Ottoman Turkish

Sinmek. * Iraklık, uzaklık. * Suyun, toprak tarafından emilmesi

NUŞ : Ottoman Turkish

f. İçen, içici. * Tatlı şerbet gibi içilecek şey. * Zevk ve safâ

NUŞA NUŞ : Ottoman Turkish

f. İçtikçe içerek, tekrar tekrar içerek, defalarca içerek, içe içe

NUŞADUR : Ottoman Turkish

f. Nişadır

NUŞDARU : Ottoman Turkish

f. Panzehir. * Tiryak. * şarap

NUŞE : Ottoman Turkish

f. şâd ve sevinçli. Mesrur olan

NUŞENDE : Ottoman Turkish

(C.: Nuşendegân) f. İçki içen kimse

NUŞHAND : Ottoman Turkish

f. Tatlı gülüşlü

NUŞİDEN : Ottoman Turkish

"""İçmek"" mastarındandır. İçen ve içiçi gibi mânâlara gelir."

NUŞİN : Ottoman Turkish

f. Lezzetli, tatlı

NUŞİRVAN : Ottoman Turkish

İran'da Milâdi (
579) tarihleri arasında hükümdarlık etmiş Sâsâni padişahı olup adâlet ve doğruluğu ile meşhur olmuştur

: Ottoman Turkish

olumsuz yapan ön ek

NÂ-DANİST : Ottoman Turkish

(Nâ-dâniste) f. Câhil, bilmez

NÂ-DANÎ : Ottoman Turkish

f. Terbiyesizlik, haddini bilmezlik. * Cahillik

NÂ-EVS : Ottoman Turkish

f. Manastır, kilise

NÂ-KÂMÎ : Ottoman Turkish

f. Mahrumiyet, bahtsızlık. isteğine kavuşamama

NÂ-MERDÂNE : Ottoman Turkish

f. Namerdcesine, alçakçasına

NÂ-MERDÎ : Ottoman Turkish

f. Namerdlik, alçaklık, zillet. * Korkaklık

NÂ-PÂKÎ : Ottoman Turkish

f. Pislik, murdarlık

NÂBİT : Ottoman Turkish

yerden biten

NÂBÜDÜ : Ottoman Turkish

iz ibadet ederiz

NÂBIZ : Ottoman Turkish

Hareket eden

NÂBIZA : Ottoman Turkish

(C.: Nevâbız) Nabız damarı