Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
NÂZİL : Ottoman Turkish

(Nüzul. dan) Nüzul eden, inen, yukardan aşağıya inen, bir yere konan. Bir yerde konaklayan

NÂZİL : Ottoman Turkish

nüzul eden, inen

NÂZİLE : Ottoman Turkish

Belâ, sıkıntı. * İnme, nüzul. * Nezle hastalığı

NÂZIM : Ottoman Turkish

düzenleyen

NÂZIR : Ottoman Turkish

nazar eden, bakan

NÂÇİZ : Ottoman Turkish

değersiz

NÂĞAMÂT : Ottoman Turkish

nağmeler, ezgiler

NÂĞME : Ottoman Turkish

ezgi

NÂŞ : Ottoman Turkish

tabuttaki ölü

NÂŞİR : Ottoman Turkish

neşreden, yayan, yayıncı

NÂŞİZE : Ottoman Turkish

kocasına üstünlük taslayan kadın

NÂŞÂD : Ottoman Turkish

şâd olmayan, üzgün

NÂŞÎ : Ottoman Turkish

dolayı

NÎM : Ottoman Turkish

yarı

NÎMBEDEVÎ : Ottoman Turkish

yarı bedevi, yarı medeni

NÎMELVEKİL : Ottoman Turkish

ne iyi vekil!

NÎMET : Ottoman Turkish

iyilik, ihsan, rızık

NÎMETDÎDE : Ottoman Turkish

nimet gören

NÎMETİYET : Ottoman Turkish

nimet oluş, nimetlik

NÎMETPERVERÂNE : Ottoman Turkish

nimet vermeyi severcesine

NÎMMANZUM : Ottoman Turkish

yarı şiir

NÎMNURÂNÎ : Ottoman Turkish

yarı nurlu

NÎMRESMÎ : Ottoman Turkish

yarı resmî

NÎMŞEFFAF : Ottoman Turkish

yarı saydam

NÎRAN : Ottoman Turkish

nurlar, ateşler