Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
REVBAN : Ottoman Turkish

(C.: Rübâ) Sütün yoğurt olması. * Sarhoşluk şiddetinden birbirine karışmış olan insanlar

REVC : Ottoman Turkish

(Revac) Geçmek. * Rüzgârın karışık esmesiyle ne taraftan geldiği belli olmaması

REVENDE : Ottoman Turkish

f. Giden, gidici. * Çok yürüyen

REVENDEGÂN : Ottoman Turkish

(Revende. C.) f. Yürüyenler, gidenler

REVG : Ottoman Turkish

Talep etmek, istemek. * Yönelmek, eğilmek, meyletmek

REVGAN : Ottoman Turkish

f. Yağ. * Hafif hafif esen rüzgârın verdiği serinlik, rahatlık. * Üstü yağ gibi kayan parlak nesne. * Parlak deri

REVGAN-I ZEYT : Ottoman Turkish

Zeytinyağı

REVGANDÂN : Ottoman Turkish

f. Yağ kandili

REVGANİ : Ottoman Turkish

f. Revani tatlısı

REVH : Ottoman Turkish

ahat

REVH U REYHAN : Ottoman Turkish

Rahat ve rızık, bolluk ve hoşluk

REVH(A) : Ottoman Turkish

İç açıklığı. Rahat. * Rahmet. * Hafif esen rüzgârın verdiği tatlılık, canlılık. (Bak: Ravh)

REVHANİYET : Ottoman Turkish

Gönül açıcılık, güzel görünüşlülük

REVHANÎ : Ottoman Turkish

İyi ve pâk olan, ferahlık veren yer

REVHAT : Ottoman Turkish

Öğlen vaktinden akşama kadar gitmek

REVHULLAH : Ottoman Turkish

(Bak: Ravhullah)

REVİR : Ottoman Turkish

Alm. Okul, kışla gibi yerlerde ufak hastalıkları olanların yatırıldıkları hasta odası, ilk bakım yeri. * Bölge, mıntıka

REVİY : Ottoman Turkish

Edb: Kafiye olan kelimenin son harfi. Şiirde kafiye harfi

REVİYYET : Ottoman Turkish

(C.: Reviyyât) Bir işin her cihetini iyice düşünme

REVİŞ : Ottoman Turkish

f. Gidiş, hal, tavır. * Tutum, yol

REVK : Ottoman Turkish

(C.: Ervâk) Perde, hicâb. * Boynuz. * Ev önü. * Saf, hâlis, katıksız

REVK-UŞ ŞEBAB : Ottoman Turkish

Gençlik başlangıcı

REVM : Ottoman Turkish

Maksad. Taleb, istek. * Tevcidde: Sükûndan ayırd edilmeyecek derecede olan belirsiz hareke

REVNAK : Ottoman Turkish

f. Zinet. Parlaklık. Göz alıcılık, güzellik. Safa, taravet

REVNAK : Ottoman Turkish

parlaklık, tazelik, süs