Turkish
RÜŞD : Ottoman Turkish
doğru yolu bilme, olgunluk
RÜŞD Ü İRŞAD : Ottoman Turkish
Rüşd ve irşad. Doğru yola sevketmenin mükemmeliyeti. İslâmiyeti en mükemmel şekilde öğretmek
RÜŞDİYE : Ottoman Turkish
Eskiden orta tahsil derecesindeki mektep. * Rüşde dair
RÜŞDÎ : Ottoman Turkish
Rüşdle ilgili. Olgunluğa dair
RÜŞEDA : Ottoman Turkish
(Reşid. C.) Reşid olanlar. Rüşd, olgunluk sâhibleri
RÜŞEYM : Ottoman Turkish
Rahimde yavrunun bütün azalarının teşekkül etmiş şekli. (Harekete başlayan rüşeyme, cenin denir)
RÜŞEYM : Ottoman Turkish
oğulcuk, embriyon
RÜŞVET : Ottoman Turkish
Kanunen bir iş gördürmek gayesi ile vazifeli olan kimseye, gayr-i meşru olarak verilen para vesâir menfaat ve fayda
RÜŞVET : Ottoman Turkish
ir işin yapılması için haksız alınan veya verilen haram para
RI : Ottoman Turkish
Kur'an alfabesinin onuncu harfi olup, ebcedî değeri 200'dür
RI'DE : Ottoman Turkish
Titremek, hareket etmek
RI'VE : Ottoman Turkish
Depretmek
RIAS : Ottoman Turkish
Tâç
RIBH : Ottoman Turkish
(Bak: Ribh)
RIBH : Ottoman Turkish
kâr, kazanç
RIBKA : Ottoman Turkish
(C.: Ribak) Davar bağlamada kullanılan ip
RID' : Ottoman Turkish
Yardımcı, muavin. * Gözleyici
RIDA' : Ottoman Turkish
(Bak: Red'a)
RIDDİDÎ : Ottoman Turkish
Reddetmek
RIDDİS : Ottoman Turkish
(Mübalağa ile) Taş atan
RIDFE : Ottoman Turkish
(C.: Ruzuf) Diş aşığı kemiği
RIDVAN : Ottoman Turkish
Memnunluk, razılık, hoşnudluk. * Cennet'in kapıcısı olan büyük melek
RIDVAN : Ottoman Turkish
memnunluk
RIDVANULLAHİ ALEYH : Ottoman Turkish
"""Allah ondan razı olsun"" meâlinde dua."
RIFK : Ottoman Turkish
Yumuşaklık, yavaşlık, tatlılık, nezaket. (Zıddı: unf)
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani