Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
SİYAHFAM : Ottoman Turkish

f. Siyah renkli

SİYAHKEDE : Ottoman Turkish

f. Kapkara yer

SİYAHKÂR : Ottoman Turkish

(C.: Siyâhkârân) f. Günah işlemiş, suçlu

SİYAHLİKA : Ottoman Turkish

f. Kara yüzlü

SİYAHPUŞ : Ottoman Turkish

f. Siyahlar giymiş. Karalar giymiş. * Mâtemli, yaslı

SİYAHRUZ : Ottoman Turkish

f. Tâlihsiz, şanssız, bahtsız

SİYAHÇERDE : Ottoman Turkish

f. Esmer, karayağız olan

SİYAHÎ : Ottoman Turkish

f. Siyahla alâkalı. * Zenci. * Siyahlık, karalık

SİYAK : Ottoman Turkish

Söz gelişi, ifade tarzı. * Üslub, tarz, yol. * Sürmek, sevk. * Ruhun çıkması

SİYAK : Ottoman Turkish

söz gelişi, bir sözün hemen öncesinde geçen sözler

SİYAK VE SİBAKA MÜLÂYEMET : Ottoman Turkish

Sözün evveline güzel bir netice, sonrasına iyi bir başlangıç olması

SİYAK-I KELÂM : Ottoman Turkish

Sözün gelişi, sevkediliş

SİYAKAT : Ottoman Turkish

Binek hayvanını arkasından sürme

SİYAM : Ottoman Turkish

Oruç. (Bak: Sıyam)

SİYANET : Ottoman Turkish

Koruma, muhafaza, hıfz

SİYANET : Ottoman Turkish

koruma

SİYASET : Ottoman Turkish

Memleket idare etme san'atı. Devlet idare tarzı. * Dünya ve âhirette necatlarına sebeb olacak bir yola, insanları irşad ile beşeriyetin salâhına çalışmak. * Diplomatlık. Politika. * Seyislik, at idare işleriyle uğraşma. (Bak: Hilafet)

SİYASET : Ottoman Turkish

politika, insanları idare etme sanatı

SİYASETEN : Ottoman Turkish

Siyaset bakımından, siyasî bakımdan

SİYASETKÂRANE : Ottoman Turkish

siyaset yaparcasına

SİYASETVARİ : Ottoman Turkish

siyaset gibi

SİYASİYYUN : Ottoman Turkish

Politikacılar, siyasetçiler. Devlet idaresine çalışanlar

SİYASİYYUN : Ottoman Turkish

politikacılar

SİYASÎ : Ottoman Turkish

Siyaset icabı olan. * Siyaset adamı. * Politik

SİYAT : Ottoman Turkish

(Savt. C.) Kırbaçlar, kamçılar