Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TAKAŞŞÜF : Ottoman Turkish

Maişet şiddeti, geçim zorluğu

TAKBİB : Ottoman Turkish

Kubbe gibi yapma

TAKBİH : Ottoman Turkish

Çirkin görmek. Beğenmemek. * Kabahatli bulmak. * Kötü gördüğünü bildiren söz söylemek

TAKBİH : Ottoman Turkish

çirkin görme

TAKBİHÂT : Ottoman Turkish

(Takbih. C.) Ayıplamalar, çirkin görmeler

TAKBİHÂT : Ottoman Turkish

çirkin görmeler

TAKBİL : Ottoman Turkish

Öpmek

TAKBİL : Ottoman Turkish

öpme

TAKBİR : Ottoman Turkish

Defnetmek, gömmek

TAKBİZ : Ottoman Turkish

Toplayıp bir yere getirmek

TAKDANE : Ottoman Turkish

f. Üzüm çekirdeği

TAKDİD : Ottoman Turkish

Eti kurutmak. * Uzunlamasına yırtmak veya kesmek

TAKDİH : Ottoman Turkish

Beğenmeme, zemmetme. * Atın belini inceltmek

TAKDİM : Ottoman Turkish

(Kıdem. den) Arzetmek. Sunmak. * Küçük bir kimseyi yaş, amel, mevki ve takva itibariyle büyük bir kimse ile tanıştırmak. * Öne geçirmek, bir şeyi başka bir şeyden önde tutmak. * Bir büyüğün önüne geçip bir şey vermek

TAKDİM : Ottoman Turkish

sunma, öne geçirme

TAKDİM-TE'HİR : Ottoman Turkish

Öne geçirmek, sonraya bırakmak

TAKDİME : Ottoman Turkish

(C.: Tekadim) Kendisinden üstün kişiye sunulan armağan, hediye. * Takdim

TAKDİMEN : Ottoman Turkish

Takdim ederek, öne geçirerek

TAKDİMÂT : Ottoman Turkish

Takdim edilenler. Büyüklere verilen şeyler

TAKDİR : Ottoman Turkish

Kıymet vermek. Değerini, kıymetini, lüzumunu anlamak. * Kader. * Düşünmek. * Öyle saymak

TAKDİR : Ottoman Turkish

elirleme, ölçüleme, beğenme

TAKDİR-İ KELÂM : Ottoman Turkish

Söze değer vermek. * Sözün kıymeti. Sözden anlaşılan husus

TAKDİREN : Ottoman Turkish

Değer ve kıymetini anlıyarak. Takdir ederek

TAKDİRKÂR : Ottoman Turkish

takdir eden

TAKDİRKÂRÂNE : Ottoman Turkish

takdir edercesine