Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TEDEHHÜŞ : Ottoman Turkish

korkma, ürperme

TEDEHRÜC : Ottoman Turkish

Yuvarlanmak

TEDEKDÜK : Ottoman Turkish

Taşlıkta ve kum arasında olmak. * Dağ, yerinden ayrılıp pâre pâre olmak. * Zelzele olup yerin deprenmesi

TEDEKKÜL : Ottoman Turkish

Kendini büyük görmek, tekebbürlenmek

TEDELDÜL : Ottoman Turkish

Kımıldamak

TEDELLİ : Ottoman Turkish

(C.: Tedelliyât) Tevazu gösterme. * Nazlanma. * Aşağıya inme. * Eğilme

TEDELLİYÂT : Ottoman Turkish

(Tedelli. C.) Nazlanmalar. * Eğilmeler. * Tevâzu göstermeler

TEDELLÎ : Ottoman Turkish

inme, eğilme

TEDELLÜK : Ottoman Turkish

Sürtme. Oğma

TEDELLÜL : Ottoman Turkish

Nazlanma

TEDELLÜS : Ottoman Turkish

Gizlenme, ihtifâ etme

TEDEMDÜM : Ottoman Turkish

Helâk olmak

TEDEMMU' : Ottoman Turkish

(Dem.' den) Gözün yaşarması

TEDEMMÜL : Ottoman Turkish

Toprağa gübre dökme. Toprağı gübreleme

TEDENNİ : Ottoman Turkish

Aşağı düşme. Aşağı inme. * Daha kötü bir derekeye düşme. Tenezzül etme. Maddi ve mânevi gerileme. Terakkinin zıddı

TEDENNİ : Ottoman Turkish

alçalma, inme

TEDENNİYÂT : Ottoman Turkish

(Tedenni. C.) Gerilemeler, tedenniler, aşağılamalar

TEDENNİYÂT : Ottoman Turkish

alçalmalar

TEDENNÜ' : Ottoman Turkish

Yakın olmak

TEDENNÜK : Ottoman Turkish

Dikkatle bakmak. * Ayırtmak. * Su dökülmek

TEDENNÜS : Ottoman Turkish

Pislenme, kirlenme

TEDENNÜS-İ CÂME : Ottoman Turkish

Elbisenin kirlenmesi

TEDERDÜR : Ottoman Turkish

Katı deprenmek. * Gamdan ve korkudan dolayı kendinden geçmek

TEDERRU' : Ottoman Turkish

Zırhlanma. Zırh giyme

TEDERRÜ' : Ottoman Turkish

Birbirine muhâlefet etmek, birbirine karşı gelmek