Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TEFERRUG : Ottoman Turkish

(Ferâg. dan) Vaz geçme, fârig olma. * Bir işi bitirip kurtulma. * Satın alınan bir mülkün tapusunu kendi üzerine çevirme

TEFERRUH : Ottoman Turkish

(Ferah. dan) İçi açılma, ferahlanma

TEFERRUK : Ottoman Turkish

(Fark. dan) Dağılma, ayrılma

TEFERRUÂT : Ottoman Turkish

Bir şeyin bütün incelikleri, ayrıntıları

TEFERRUÂT : Ottoman Turkish

ayrıntılar

TEFERRÜC : Ottoman Turkish

ahatlama, gezme

TEFERRÜD : Ottoman Turkish

(Ferd. den) Tek ve yalnız kalma. Herkesten ayrılma. * Eşsiz, emsâlsiz ve benzersiz olma. * Kendi başına olma

TEFERRÜH : Ottoman Turkish

ferahlanma

TEFERRÜS : Ottoman Turkish

Ferasetle bir şeyi kestirmek. Bir şeyi dikkat ve teemmül ederek isabetli olarak idrak etmek, anlamak. * Zannetmek

TEFERRÜS : Ottoman Turkish

iyice anlama

TEFERRÜZ : Ottoman Turkish

(İfrâz. dan) Ayrılma

TEFERRÜŞ : Ottoman Turkish

(Ferş. den) Yayılma, serilme

TEFERÛN : Ottoman Turkish

firavunlaşma

TEFES : Ottoman Turkish

Kir, pislik. * Menâsik-i Hacta bıyık ve tırnak kesmek, baş ve kaş yolmak

TEFESSUD : Ottoman Turkish

Akmak

TEFESSUH : Ottoman Turkish

Fasih olma. Anlaşılması kolay olma

TEFESSÜH : Ottoman Turkish

Açılmak. Genişlemek. İnbisat bulmak. * Mecliste çekilip bir adama oturacak yer açmak

TEFESSÜH : Ottoman Turkish

ozulma, çürüme

TEFETTÜ' : Ottoman Turkish

Rücu etmek, geri dönmek, vazgeçmek

TEFETTÜN : Ottoman Turkish

Bir kimseyi zorla fitneye atma

TEFETTÜT : Ottoman Turkish

(Fett. den) Ufalanma, ufak ufak parçalanma

TEFEVVUK : Ottoman Turkish

Üstünlük. Fâik ve daha büyük olma. Üstün gelme

TEFEVVUK : Ottoman Turkish

üstünlük

TEFEVVÜH : Ottoman Turkish

(C.: Tefevvühât) (Fevh. den) Söyleme, ağza alma. * Dil uzatma. Münâsebetsiz söz söyleme

TEFEVVÜT : Ottoman Turkish

Birbirinden eksik olmak