Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TEHEYYÜN : Ottoman Turkish

Asan olmak, kolay olmak

TEHEYYÜZ : Ottoman Turkish

Kırılmış kemiğin kaynayıp bitişmesi

TEHEZZUK : Ottoman Turkish

Bir yerde karar etmeyip çalkanmak

TEHEZZUM : Ottoman Turkish

Zulmetmek

TEHEZZÜ' : Ottoman Turkish

Maskaraya almak

TEHEZZÜC : Ottoman Turkish

Nağmeli ses çıkarma. Terâne-perdâzlık etme, makamla şarkı söyleme

TEHEZZÜL : Ottoman Turkish

Bıkkın olmak

TEHEZZÜM : Ottoman Turkish

Eliyle bir nesneyi kırmak

TEHEZZÜZ : Ottoman Turkish

Hafif titreme, deprenme, ihtizâz

TEHEŞŞÜM : Ottoman Turkish

Münkesir olmak, kırılmak

TEHİ : Ottoman Turkish

Boş, avare kalmak, hâlî. Eli boş

TEHİDEST : Ottoman Turkish

Eli boş. Züğürt

TEHİM : Ottoman Turkish

(Töhmet. den) Suçlu, kabahatlı

TEHİMİYAN : Ottoman Turkish

f. İçi boş

TEHİYYE : Ottoman Turkish

(Tahiyye) Selâm vermek. Hayır duâ etmek. * Hazır ve âmâde kılmak. (Bak: Tahiyye)

TEHLİB : Ottoman Turkish

Atın kuyruğunun kılını kesmek

TEHLİK : Ottoman Turkish

Öldürme. Helâkete düşürme

TEHLİKE : Ottoman Turkish

(Tehlüke) (Helâk. den) Helâkete sebep olacak hâl. Felâket

TEHLİKE : Ottoman Turkish

korkulan durum

TEHLİL : Ottoman Turkish

"İslâmiyetin tevhid akidesini hülâsa eden, ancak bir İlâh bulunduğunu, Onun da ancak ve ancak Allah (C.C.) olduğunu ifade eden ""Lâilâhe illâllâh"" sözünü tekrar etmek. (Bak: Tevhid)"

TEHLİL : Ottoman Turkish

" ""lâilâhe illallah"" demek."

TEHN : Ottoman Turkish

Kâim olmak, var ve mevcud olmak

TEHNİD : Ottoman Turkish

Lâtifeleşmek, şakalaşmak, birbirine lütuf etmek

TEHNİE : Ottoman Turkish

Tebrik etmek

TEHNİYET : Ottoman Turkish

Tebrik etme, kutlama