Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
TERFİH : Ottoman Turkish

"Evlenen kimseye ""Allah hüsn-ü imtizac eylemek nasibetsin"" diye duâ etmek."

TERFİK : Ottoman Turkish

(Refik. den) Birinin yanına katma. Arkadaş etme

TERFİK : Ottoman Turkish

arkadaş etme

TERFİKAN : Ottoman Turkish

Birinin yanına katarak. Arkadaş ederek

TERFİL : Ottoman Turkish

Ta'zim. * Uzatma

TERFİYE : Ottoman Turkish

Sevindirmek. * Rahat etmek

TERFİÂT : Ottoman Turkish

(Terfi'. C.) Terfiler. Rütbe vermeler. Rütbe almalar. * Yukarı kaldırmalar, yükseltmeler

TERFİŞ : Ottoman Turkish

Görmek

TERFÎ : Ottoman Turkish

yükselme

TERFÎAN : Ottoman Turkish

yükselerek

TERGİB : Ottoman Turkish

Şevklendirme, ümidlendirme. Rağbet verdirme. İsteklendirme

TERGİB : Ottoman Turkish

isteklendirme

TERGİBÂT : Ottoman Turkish

isteklendirmeler

TERGİM : Ottoman Turkish

Yere sürtme. * Zelil etmek, hor ve hakir etmek. Rezil, kepaze etmek

TERGİM-İ ENF : Ottoman Turkish

Burnunu yere sürtme

TERGİS : Ottoman Turkish

Mal çoğaltmak

TERHİB : Ottoman Turkish

Korkutmak. Fazla korkutmak

TERHİB : Ottoman Turkish

korkutma

TERHİBAT : Ottoman Turkish

(Terhib. C.) Hal ve hatır sormalar

TERHİBEN : Ottoman Turkish

Korkutmak suretiyle, korkutarak

TERHİBÂT : Ottoman Turkish

(Tehrib. C.) Çok korkutmalar

TERHİK : Ottoman Turkish

Misafiri çoğaltmak

TERHİL : Ottoman Turkish

Göç ettirme, göçtürme, nakletme

TERHİM : Ottoman Turkish

Yumuşatmak

TERHİN : Ottoman Turkish

Rehin verme. Emanet bırakma