Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
UMUMİYETLE : Ottoman Turkish

Umumi olarak. Genel olarak

UMUMÎ : Ottoman Turkish

Herkesle alâkalı, herkese dâir

UMUR : Ottoman Turkish

(Emir. C.) Emirler. İşler. Hususlar. Maddeler.(Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzır mânileri olur. Şeytanlar o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşır. Bu mânilere ve bu şeytanlara karşı, ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir. L.)

UMUR-U ASKERİYE : Ottoman Turkish

Askerlik işleri

UMUR-U DÜNYEVİYYE : Ottoman Turkish

Dünya işleri. Dünyaya ait işler

UMUR-U GAYBİYE : Ottoman Turkish

Gaybi olan ve hissiyâtımızla bilinmeyen işler. Geçmiş zamana yahut geleceğe dâir olan ve hazırda mevcut olmayan işler

UMUR-U HASİSE : Ottoman Turkish

Çirkin ve kötü işler

UMUR-U İZÂFİYE : Ottoman Turkish

Birbirisiz olmayan ve birbirine nisbet ve mukayese ile anlaşılan vasıflar. (Meselâ: Karanlık olmasa, aydınlığın bilinmemesi gibi)

UMUR-U MÜTENASİBE : Ottoman Turkish

Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler

UMUR-U MÜTEZADDE : Ottoman Turkish

Aralarında uygunluk olmayan birbirine zıt şeyler

UMURAT : Ottoman Turkish

(Umre. C.) Umreler. Hac mevsiminin haricinde Kâbe'yi ve Mekke-i Mükerreme'nin mübarek yerlerini ziyaret etmeler

UMURAŞNA : Ottoman Turkish

(Umur-âşnâ) f. İşten anlar, işbilir

UMURDİDE : Ottoman Turkish

(C.: Umurdidegân) f. İş görmüş, işten anlar ve tecrübeli kimse

UMYA : Ottoman Turkish

(Bak: Amya)

UMYAN : Ottoman Turkish

(A'mâ. C.) A'mâlar, körler

UMYE : Ottoman Turkish

Azgın ve sapkın olmak. * Husumet ve inat etmek

UMÛM : Ottoman Turkish

ütün, herkes

UMÛMÎ : Ottoman Turkish

genel, herkesle ilgili

UMÛMÎYET : Ottoman Turkish

genellik

UMÛR : Ottoman Turkish

işler, emirler, hususlar

UNAB : Ottoman Turkish

Büyük burun. * Akıl. * Karın

UNAT : Ottoman Turkish

(Ani. C.) Esirler. * Adi, bayağı ve aşağılık kimseler

UNAYİL : Ottoman Turkish

(C.: Anâyil) Berk, metin, sağlam, dayanıklı, muhkem

UNCUD : Ottoman Turkish

Çekirdeği çıkmış üzüm

UNF : Ottoman Turkish

Kabalık. Sertlik. Cebir ve zor