Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
VASÎL : Ottoman Turkish

Birinden aslâ ayrılmaz kimse

VASÎLE : Ottoman Turkish

Geniş yer. * Ucuzluk. * İmaret

VASÎT : Ottoman Turkish

Hakem, aracı. * Orta

VASIB : Ottoman Turkish

Hasta

VASIF : Ottoman Turkish

Vasfeden. Bildiren. * Medheden, öven

VASIF : Ottoman Turkish

sıfat, nitelik

VASIF TERKİBİ : Ottoman Turkish

Gr: Birleşik sıfat. Bir ismin sonuna Farsça bir emir eklenerek yapılan terkib. Meselâ
Zevk-efzâ
Zevk artıran

VATA' : Ottoman Turkish

Bir şeyi ayakla çiğneme

VATAF : Ottoman Turkish

Kaşın çok kıllı olması. * Kirpiğin sık ve çok olması

VATAN : Ottoman Turkish

(C.: Evtan) Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer. Yurt

VATAN : Ottoman Turkish

yurt

VATAN-I ASLÎ : Ottoman Turkish

Bir insanın doğup büyüdüğü veya içinde barınmak kasdedip, başka yere gitmek istemediği yerdir. Yalnız en az 15 gün kalmak istediği yer de kendisi için vatan-ı ikamettir. (Bak: Mukim) * Cennet

VATAN-I SÂNÎ : Ottoman Turkish

İkinci vatan. Sonradan yerleşilen yer

VATAN-I SÜKNÂ : Ottoman Turkish

Bir misafirin içinde 15 günden az oturmak istediği yerdir. Bu kimse de fıkıhta misafir sayılır

VATANDAŞ : Ottoman Turkish

Bir devlet ahalisinden ve teb'asından olan

VATANPERVER : Ottoman Turkish

f. Vatanını seven. Memleketine hizmet eden

VATANPERVER : Ottoman Turkish

vatansever

VATANPERVERÂNE : Ottoman Turkish

f. Vatanını seven kimseye yakışır şekilde

VATANÎ : Ottoman Turkish

(Vataniyye) Vatanla alâkalı. Vatana ait

VATAR : Ottoman Turkish

(Vatr) İhtiyaç, hâcet. İş. * Emir. * Madde. * Husus

VATAVİT : Ottoman Turkish

(Vatvât. C.) Korkak ve geveze olan kimseler. * Yarasalar. * Dağ kırlangıçları

VATB : Ottoman Turkish

(C.: Vitâb-Evtub) Süt kabı ve tulumu

VATD : Ottoman Turkish

İsbat etmek. * İhânet etmek, hâinlik yapmak

VATER : Ottoman Turkish

f. Sonundaki. Çok uzak

VATH : Ottoman Turkish

Kuşların burnuna ve ayağına necasetten veya balçıktan yapışıp kalan nesne