Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ZÂHİRİYYAT : Ottoman Turkish

Dış görünüşler

ZÂHİRİYYUN : Ottoman Turkish

Görünüşe göre hükmedenler. İç yüzünü, hakikatını iyi bilmeyenler. Ehl-i zâhir olanlar. * İlm-i Kelâm'da: Nassların zâhir mânalarına göre hüküm çıkaran ve te'vil ve tevcihten geri duranlar ve tarafdarları

ZÂHİRÎ : Ottoman Turkish

(Zâhiriyye) Görünüşte olduğu gibi. Zâhire âit ve müteallik. Asıl ve hakiki olmayan. * Zâhiriyyun mezhebine âit olan. (Bak: Zâhir)

ZÂHİRÎ MEZHEB : Ottoman Turkish

"Huk: Hanefî imamlarından İmam-ı Muhammed'in (El-Mebsut, El-Câmi-üs Sagir, El-Câmi-ül Kebir, Ez-Ziyâdât, Es-Siyer-üs Sagir, Es-Siyer-ül Kebir) nâmları ile mâruf olan altı kitabında münderiç bulunan mes'elelere denir. Buna ""Zâhir-ür rivâyât mesâili"" denir. İmam bu eserlerde kendi fıkhî görüşlerini değil, üstadları İmam-ı A'zam ve Ebu Yusuf'un akvâl-i fıkhiyesini zikretmiştir."

ZÂHİT : Ottoman Turkish

(Bak: Zâhid)

ZÂİD : Ottoman Turkish

artan, fazlalık

ZÂİF : Ottoman Turkish

güçsüz, zayıf

ZÂİFE : Ottoman Turkish

zayıf, güçsüz

ZÂİFEM : Ottoman Turkish

zayıfım, güçsüzüm

ZÂİKA : Ottoman Turkish

tadma duygusu

ZÂİL : Ottoman Turkish

geçici, son bulan

ZÂİLÂT : Ottoman Turkish

zailler, gelip geçiciler

ZÂİLÂT-I FÂNİYE : Ottoman Turkish

Gelip geçici olanlar, bir hâlde durmayıp gidenler

ZÂKİR : Ottoman Turkish

Zikreden, zikredici. * Hafızası kuvvetli. * İlâhiler okuyan. Çok çok duâ ve Esmâ-i İlâhiyeyi okuyan. * Tekrar eden

ZÂKİR : Ottoman Turkish

zikreden, Allahı anan

ZÂKİRE : Ottoman Turkish

Andıran, hatırlatan, hatıra getiren şey

ZÂKİRÛN (ZÂKİRÎN) : Ottoman Turkish

Zikredenler

ZÂLİ : Ottoman Turkish

eğri, eğimli

ZÂLİK : Ottoman Turkish

u, şu, o, böylece

ZÂLİM : Ottoman Turkish

zulmeden, haksız

ZÂLİM(E) : Ottoman Turkish

Zulmeden, haksızlık eden

ZÂLİMANE : Ottoman Turkish

zâlimce

ZÂLİMİYET : Ottoman Turkish

zâlimlik

ZÂLİMÂNE : Ottoman Turkish

f. Zâlim olana yakışır şekilde. Zulmeder surette. Zâlimce

ZÂLİMÎN : Ottoman Turkish

(Zâlim. C.) Zâlimler, zulmedenler