Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ZÜBBAD : Ottoman Turkish

Değersiz şey. * Kaymak

ZÜBD : Ottoman Turkish

Tereyağı, kaymak

ZÜBDE : Ottoman Turkish

(C.: Zübüd) Netice, sonuç, hülâsa. * Bir şeyin en mühim kısmı. * Kaymak. * Her nesnenin iyisi ve hâlisi

ZÜBDE : Ottoman Turkish

öz, özet

ZÜBDE-İ KEMÂL : Ottoman Turkish

Kemâlin en ileri derecesi

ZÜBDE-İ MAKAL : Ottoman Turkish

Sözün özü

ZÜBDÎ : Ottoman Turkish

Tereyağıyla ilgili, tereyağına ait. Tereyağlı cisimler

ZÜBED : Ottoman Turkish

(Zebed. C.) Köpükler. * (Zübde. C.) Özler, özetler, zübdeler, neticeler

ZÜBEH : Ottoman Turkish

Bir ot

ZÜBEYR : Ottoman Turkish

(Zübür. den) Yazılı küçük şey

ZÜBEYR : Ottoman Turkish

yazılı şey

ZÜBEYR BİN AVVAM (R.A.) : Ottoman Turkish

Sahabe-i Kiramdan ve Aşere-i Mübeşşeredendir. Erkeklerin beşincisi olarak onbeş yaşında iken İslâmiyeti kabul etti. Resül-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı muhafaza için ilk kılıç çekenlerdendir. Bütün gazalarda bulunup çok yara aldı. Mısır'ın Fethinde bulundu. Çok zengin olduğu hâlde bütün varını İslâmiyete fedâ etti. Namaz kılarken şehid edildi (Hi: 67). Namazını Hz. Ali (Radıyallahü anh) kıldırdı

ZÜBRE : Ottoman Turkish

(C.: Züber) Büyük demir parçası. (Örs mânasına da gelir.)

ZÜBUL : Ottoman Turkish

Sararıp solma. Buruşma. * Pejmürdelik

ZÜBUL-YAFTE : Ottoman Turkish

f. Gübrelenip kuvvetlenmiş olan

ZÜBUR : Ottoman Turkish

(Zibr. C.) Mektuplar. Kitaplar

ZÜBYE : Ottoman Turkish

(C.: Zübâ) Tepe

ZÜBÜR : Ottoman Turkish

(Zebur. C.) Kitaplar. Mektuplar

ZÜCAC : Ottoman Turkish

cam

ZÜCAC(E) : Ottoman Turkish

Cam, şişe, sırça

ZÜCACE : Ottoman Turkish

cam, şişe

ZÜCACİYYE : Ottoman Turkish

Cam veya sırçadan yapılı kaplar

ZÜCACÎ : Ottoman Turkish

Camcı, şişeci, sırçacı

ZÜCAL : Ottoman Turkish

Oyuncu güvercin

ZÜCC : Ottoman Turkish

(C.: Zicce-Zicâc) Süngü arkasının demiri. * Dirsek kenarı. * Ok demiri