Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
ZILL-ÂLUD : Ottoman Turkish

f. Gölgeli

ZILL-I ZALİL : Ottoman Turkish

Koyu gölgeli yer

ZILL-I ZÂİL : Ottoman Turkish

Geçen gölge

ZILLİYET : Ottoman Turkish

Zâhirî sahiplik. Himaye edici olma. * Gölgelik

ZILLULLAH : Ottoman Turkish

Cenab-ı Hakk'ın namına yeryüzünde tasarrufta bulunan insan, halife. İlâhî kanunu tatbike çalışan halife ve pâdişahın nâmı

ZILLÎ : Ottoman Turkish

Gölge ile alâkalı

ZILLÎ : Ottoman Turkish

gölgeli, gölge ile ilgili

ZILLÎM : Ottoman Turkish

Zulmü çok olan kimse. Zâlim insan

ZILLÎYE : Ottoman Turkish

gölgeli

ZILLÎYET : Ottoman Turkish

gölgelilik

ZILÂL : Ottoman Turkish

gölge

ZIMAD : Ottoman Turkish

(C.: Zamâid) İlâç. * Merhemle yaraya sarılan sargı, bez

ZIMAN : Ottoman Turkish

Zarar ve ziyana karşılık verilen bedel

ZIMAR : Ottoman Turkish

Ele geçmesi mümkün olmayan kaybolmuş mal. Alacak veya yeri bilinmeyen mal. * Gizli kalmış hazine, iş veya şey

ZIMN : Ottoman Turkish

İç taraf. * Maksad, gaye. * Açıktan söylenmeyip dolayısıyle anlatılan

ZIMN : Ottoman Turkish

iç yüz, dolaylı anlatılan

ZIMNEN : Ottoman Turkish

Açıktan olmayarak, dolayısıyla, ima yolu ile. İçinden olarak

ZIMNEN : Ottoman Turkish

dolayısıyle

ZIMNÎ : Ottoman Turkish

İçinde saklı, gizli olarak. * Kendiliğinden

ZIMNÎ : Ottoman Turkish

saklı, gizli, örtülü

ZINDIK : Ottoman Turkish

(Bak: Zendeka)

ZINDIK : Ottoman Turkish

dinsiz

ZINDIKA : Ottoman Turkish

dinsizlik

ZINNE : Ottoman Turkish

Töhmet, kabahat

ZINNET : Ottoman Turkish

Cimrilik, pintilik