Turkish
ÜSTAD-ÜL BEŞER : Ottoman Turkish
Beşerin bütün insanlığın üstadı, hocası, daha bilgili ve ârif. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam
ÜSTAD-I A'ZAM : Ottoman Turkish
En büyük üstad. Muallimlerin en üstünü ve reisi olan
ÜSTAD-I EZELÎ : Ottoman Turkish
Cenab-ı Hak. Bütün ilim ve bilgilerin, marifetlerin öğreticisi. Alîm-i Mutlak ve Hakîm-i Ezelî.(... Hem maden-i kemalât ve muallim-i ahlâk-ı âliye olan o dellâl-ı vahdaniyet ve saadet kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor. Üstad-ı Ezelîsinden ders alır, sonra ders verir... M.)
ÜSTAD-I KÜLL : Ottoman Turkish
Herkesin üstadı. Her çeşit ilimde çok ileri bilgisi olan
ÜSTADANE : Ottoman Turkish
f. Üstâda yakışır surette. Ustaca
ÜSTADÎ : Ottoman Turkish
f. Üstadlık, ustalık
ÜSTAH : Ottoman Turkish
f. Edebsiz, hayasız, utanmaz kimse
ÜSTAM : Ottoman Turkish
f. Güvenilir, itimad edilir, inanılır, emin. * Gümüş veya altından yapılmış üzengi, at eyeri
ÜSTİBAH : Ottoman Turkish
Masura
ÜSTUN : Ottoman Turkish
f. Direk. Sütun
ÜSTUR : Ottoman Turkish
f. At, katır davar gibi dört ayaklı hayvan
ÜSTURE : Ottoman Turkish
"Edb: Efsane, uydurma hikâye demek olan ""esâtir"" kelimesinin müfredidir."
ÜSTÜHAN : Ottoman Turkish
f. Kemik
ÜSTÜHANPÂRE : Ottoman Turkish
Kemik parçası
ÜSTÜKUS : Ottoman Turkish
(C.: Üstükusât) Cevher, madde, asıl. * Geometri
ÜSTÜMM : Ottoman Turkish
(C.: Esâtim) Deniz suyunun toplandığı yer
ÜSTÜMME : Ottoman Turkish
Orta, vasat
ÜSTÜRE : Ottoman Turkish
f. Ustura
ÜSTÜVANE : Ottoman Turkish
Geo: Silindir. Direk şeklindeki sütun. İçi boş direk şekli
ÜSTÜVAR : Ottoman Turkish
f. Kuvvetli, dayanıklı, sağlam, muhkem. * Güvenilir, itimad edilir
ÜSTÜVARİ : Ottoman Turkish
f. Sağlam, kuvvetli, emniyetli
ÜSUN : Ottoman Turkish
Suyun tad ve renginin değişmesi. * Bir kimse kuyuya girdiğinde buharından veya murdar kokulardan dolayı aklının gitmesi
ÜSVE(T) : Ottoman Turkish
Beraberlik. * Halka reis olmak. * Dert ortağı. Sâdık arkadaş. Manevî tabib. * Nümune ve örnek tutulacak olan insan
ÜSÜR : Ottoman Turkish
Yara izi. * Kılıcın rengi ve cevheri
ÜTAM : Ottoman Turkish
Sidik tutulması. İdrar tutukluğu
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani