Turkish
Turkish
ÂHİRZAMAN : Ottoman Turkish
dünyanın son zamanları
ÂHİRÎN : Ottoman Turkish
sonrakiler
ÂHİZE : Ottoman Turkish
alan, alıcı
ÂHUFİZÂR : Ottoman Turkish
yanıp yakınma
ÂHÛ : Ottoman Turkish
ceylân
ÂİD : Ottoman Turkish
geri gelen, dönen, dair, ilgili
ÂKAB : Ottoman Turkish
hemen sonrası
ÂKABİNDE : Ottoman Turkish
hemen sonrasında
ÂKİB : Ottoman Turkish
hemen sonra gelen, izleyen
ÂKİD : Ottoman Turkish
aralarında sözleşme yapanların herbirisi
ÂKİF : Ottoman Turkish
devamlı ibadet eden
ÂKİL : Ottoman Turkish
yiyen, yiyici
ÂKİLÜLLÂHM : Ottoman Turkish
et yiyen
ÂKİLÜNNEBAT : Ottoman Turkish
ot yiyen
ÂKİLÜSSEMEK : Ottoman Turkish
alık yiyen
ÂKIBET : Ottoman Turkish
son, netice
ÂKIBETBÎN : Ottoman Turkish
işin sonunu görebilen
ÂKIBETENDİŞANE : Ottoman Turkish
sonu için kaygılanırcasına
ÂKIL : Ottoman Turkish
akıllı
ÂKILANE : Ottoman Turkish
akıllıca
ÂL : Ottoman Turkish
aile, sülale, soy
ÂLEM : Ottoman Turkish
dünya, cihan, evren
ÂLEMPESEND : Ottoman Turkish
dünyaca ünlü
ÂLEMŞÜMÛL : Ottoman Turkish
âlemi kaplayan, dünya çapında
ÂLET : Ottoman Turkish
ir iş veya sanatta kullanılan vasıta
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani