Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İCTİZA' : Ottoman Turkish

Ağaç veya dal kesme

İCTİZAB : Ottoman Turkish

(Cezb. den) Çekip uzatma. * Etrafına toplanma

İCTİZAL : Ottoman Turkish

Sevinme, mesrur olma

İCTİZAZ : Ottoman Turkish

Yün kırkma. * Çayır ve ot biçme

İCTİZAZ-I AGNAM : Ottoman Turkish

Koyun kırkma

İCTİŞA' : Ottoman Turkish

Yer uygun olmama

İCYAM : Ottoman Turkish

Men'etmek, engel olmak

İCZAB : Ottoman Turkish

Koparmak

İCZAL : Ottoman Turkish

Semerin, devenin boynunu yara etmesi

İCZAM : Ottoman Turkish

El kesme. * Hızlı yürüme

İCÎ : Ottoman Turkish

f. Atmaca. * Hükümdar vekili

İCŞAM : Ottoman Turkish

Teklif etmek

İCŞAŞ : Ottoman Turkish

Bir şeyi döverek ufaltma, küçültme

İD'AD : Ottoman Turkish

Korkutmak

İD'AM : Ottoman Turkish

Direk vurmak

İD'AS : Ottoman Turkish

Tepelemek

İDA' : Ottoman Turkish

Emanet bırakmak. Vedia koymak. * Huk: Kendi malının muhafazasını başkasına havale etme

İDAB : Ottoman Turkish

Herkesi ziyafete davet etme. Sofrası herkese açık olma. * Doğruluğunu ve hak olduğunu herkese bildirme

İDABE : Ottoman Turkish

Edeblilik, terbiyeli oluş

İDAD : Ottoman Turkish

(İded) Üstünlük, galibiyet, zafer. * Kuvvet, zor

İDADE : Ottoman Turkish

Kol bağı

İDAHA : Ottoman Turkish

Muti olmak, itaat etmek

İDAK : Ottoman Turkish

Davarın kösneyip aygır istemesi

İDALE : Ottoman Turkish

Bir şeyin elden ele geçmesi

İDAM : Ottoman Turkish

Islah etmek. Muvafık kılmak, uygun yapmak