Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İFTİKAL : Ottoman Turkish

Çok çalışma, bir işte çok fazla emek harcama, pek fazla gayret sarfetme

İFTİKAR : Ottoman Turkish

Yoksulluğunu, fakirliğini açığa vurmak. * Çok ihtiyacı olmak. * Tevazu'. Alçak gönüllülük

İFTİLA' : Ottoman Turkish

Otlatma

İFTİLAK : Ottoman Turkish

Taaccüb etmek, şaşırmak

İFTİLAL : Ottoman Turkish

Bükülme. * (Asker) muharebeden yılma

İFTİLAT : Ottoman Turkish

Ansızın bir işe girişme. * Hatıra gelivererek şiir veya söz söyleme

İFTİLAZ : Ottoman Turkish

Kesmek, kat'. * Bir kimsenin bir parça malını almak

İFTİNAN : Ottoman Turkish

Türlü türlü ve birbirini tutmayan düzensiz söz söyleme. * Fitneye düşmek. * Âşık olmak

İFTİRA : Ottoman Turkish

Birinin üzerine suç atmak. Bühtan. İfk. Yalan yere birisini suçlu göstermek

İFTİRAAT : Ottoman Turkish

(İftira. C.) İftiralar, asılsız isnatlar, aslı esası olmayan suç yüklemeler

İFTİRAK : Ottoman Turkish

Perişan olmak. * Ayrılmak, dağılmak. Hicran

İFTİRAK-I İZAM : Ottoman Turkish

Kemiklerin dağılması

İFTİRAKAT : Ottoman Turkish

Ayrılıklar. İftiraklar. Parçalanmalar

İFTİRAR : Ottoman Turkish

Gülmek

İFTİRAS : Ottoman Turkish

Fırsat gözlemek. Fırsatı ganimet bilmek

İFTİRAZ : Ottoman Turkish

Farz kılma, vacib kılma

İFTİRAŞ : Ottoman Turkish

İzine uyma. * Namusa dokunur söz söyleme. * Yayılma. * Cima. * Döşemek

İFTİSAD : Ottoman Turkish

Neşter ile kan aldırma

İFTİSAL : Ottoman Turkish

Sütten kesilme, memeden ayrılma. * Fidanı çıkarıp başka yere dikme

İFTİTAH : Ottoman Turkish

(Fetih. den) Açmak, başlamak, fethetmek. Zabtetmek

İFTİTAH TEKBİRİ : Ottoman Turkish

Namaza başlarken alınan tekbir. Namaz, her nevi dünya meşguliyetinden alâkayı keserek kılındığı için, Allahü Ekber diye iftitah tekbirini alarak namaza başladıktan sonra ibadet esnasında dünya işi haram olup namazı bozar. Bu mâna için bu tekbire, tahrime adı da verilir

İFTİTAN : Ottoman Turkish

(Fitne. den) Fitneye uğrama. * Aldatmak. * Azdırmak

İFTİYAK : Ottoman Turkish

Fakirleşmek, yoksullaşmak

İFTİYAL : Ottoman Turkish

Fal tutma

İFTİYAT : Ottoman Turkish

Düşünmeden bir işe başlama. * Bir şey kaybolup gitme