Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
İNFİTAH-I EBVAB : Ottoman Turkish

Kapıların açılması

İNFİTAH-I EZHAR : Ottoman Turkish

Çiçeklerin açılması

İNFİTAHİYYET : Ottoman Turkish

Kapalılığın açılıp inkişaf etmesi. (Tohumların açılarak nebât hâline gelmesi gibi olan hâl.)

İNFİTAK : Ottoman Turkish

Yarılma, sökülme

İNFİTAM : Ottoman Turkish

Kesilme. * Sütten kesilme. * Menedilen bir şeyden uzaklaşma

İNFİTAR : Ottoman Turkish

Yarılma, açılma

İNFİTAT : Ottoman Turkish

Paralanma, kırılma

İNFİZAC : Ottoman Turkish

Sıcaklık verme, ısı verme. * Buharlaşma. * Terleme

İNFİZAZ : Ottoman Turkish

(Bak: İnfidad)

İNGAS : Ottoman Turkish

(Tengis) Keder verme. Rahatını bozma

İNGIMAM : Ottoman Turkish

Kaygılanma, gamlanma, tasalanma

İNGIMAS : Ottoman Turkish

Suya dalma

İNGIMAZ : Ottoman Turkish

Göz yumulma

İNGISAS : Ottoman Turkish

Suya dalma

İNGITAT : Ottoman Turkish

Suya dalma

İNGIVA : Ottoman Turkish

Dalâlete düşme, sapıtma, yoldan çıkma

İNHA : Ottoman Turkish

f. Bu şeyler. (İşaret zamiridir.)

İNHA' : Ottoman Turkish

Vazgeçme. * Yöneltme, tevcih etme

İNHAC : Ottoman Turkish

Meydanda, zâhir, açık. Belli etme. * Hayvanı yorarak solutma. * Esvabı eskitme

İNHAF : Ottoman Turkish

İnceltme, zayıflatma

İNHAK : Ottoman Turkish

Çok eziyet etme. Çok fazla sıkıntı verme

İNHİBAS : Ottoman Turkish

Vakıf namına malı hapsetme. * Nefes tutulma

İNHİBAT : Ottoman Turkish

Yukarıdan aşağı inme

İNHİCAF : Ottoman Turkish

Yalvarıp yakarma

İNHİCAM : Ottoman Turkish

(Bina) çöküp yıkılma