Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
A'FES : Ottoman Turkish

Çıplak, uryân

A'FET : Ottoman Turkish

En güç sey. * Pek akılsız. * Peltek konuşan. Kekeleyen

A'KAB : Ottoman Turkish

(Akab. C.) Bir şeyin hemen sonrası

A'KAL : Ottoman Turkish

En akıllı. Pek akıllı. Daha akıllı

A'KAR : Ottoman Turkish

Kısır

A'KAS : Ottoman Turkish

Boynuzu kulağı ardında bitmiş veya boynuzu kulağı ardına gelmiş nesne

A'KEF : Ottoman Turkish

Ahmak

A'LA : Ottoman Turkish

Daha iyi. Pek iyi. En yüksek. Ziyâde ve mürtefi olan

A'LA-D DERECAT : Ottoman Turkish

Derecelerin en alâsı, en yükseği

A'LAL : Ottoman Turkish

(İllet. C.) Hastalıklar, marazlar, illetler. * Sebepler

A'LAM : Ottoman Turkish

(Alem. C.) Alemler. Alâmetler. İzler. Nişanlar. * Bayraklar. * Büyük âlimler. * Büyük dağlar

A'LEM : Ottoman Turkish

Daha iyi bilen. En iyi bilen. * Yarık dudaklı. * Alâmetli, belirtili

A'LEM : Ottoman Turkish

en iyi bilen

A'LEM-İ ÜLEMÂ : Ottoman Turkish

Alimlerin âlimi. Alimlerin en çok bilgilisi, büyüğü

A'LÂ SURESİ : Ottoman Turkish

Kur'an-ı Kerim'in seksenyedinci suresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur

A'LÂ-YI İLLİYYÎN : Ottoman Turkish

Cennette en yüksek derece. Cenâb-ı Hakkın indinde en iyilerin ve kâmillerin derecesi.(Bak o zat öyle bir maksad, öyle bir gâye için saadet isteyip duâ ediyor ki: İnsanı ve bütün mahlukatı, esfel-i safilin olan fenâ-i mutlaka sukuttan, kıymetsizlikten, fâidesizlikten, abesiyetten a'lâ-yı illiyyîn olan kıymete, bekaya, ulvi vazifeye, mektubât-ı samedaniye olması derecesine çıkarıyor. M.N.)

A'MA : Ottoman Turkish

Kör. Gözü görmeyen. * Manevi körlük, cahillik, bilgisizlik. * Yağmur bulutları

A'MAK : Ottoman Turkish

(Umk. C.) Derinlikler

A'MAK-I HAFA : Ottoman Turkish

Gizlilik derinlikleri

A'MAK-I ZEMİN : Ottoman Turkish

Zeminin derinlikleri

A'MAL : Ottoman Turkish

(Amel. C.) Ameller. İşler. Yapılan hayırlar

A'MAM : Ottoman Turkish

(Amm. C.) Amcalar

A'MAR : Ottoman Turkish

(Ömr. C.) Ömürler, yaşayışlar. * Mes'ut hayat. Hoşa gidecek garib ve tuhaf şeyler. * Sinler, yaşlar

A'MER : Ottoman Turkish

Yaşlı kişi. İhtiyar

A'MEŞ : Ottoman Turkish

Gözünün yaşı durmayıp akan. * Tomlaç gözlü