Turkish
AHVEB : Ottoman Turkish
Asi, günahkâr
AHVEC : Ottoman Turkish
En muhtaç, pek çok ihtiyacı olan
AHVED : Ottoman Turkish
Çok değişen
AHVEF : Ottoman Turkish
En korkak. * Çok korkunç
AHVEL : Ottoman Turkish
Bir şeyi çift gören, şaşı
AHVEL : Ottoman Turkish
şaşı
AHVER : Ottoman Turkish
Akıllı. * İri gözlü güzel. * Müşteri yıldızı. (Jüpiter) * Beyaz yüzlü, güzel gözlü adam
AHVERÎ : Ottoman Turkish
Yumuşak, beyaz nesne
AHVES : Ottoman Turkish
Cesur, kahraman, yiğit, şecaatli, bahadır
AHVEZİ : Ottoman Turkish
Yeyni, hafif. * Tez, seri
AHVÂL : Ottoman Turkish
haller, durumlar
AHVÂLÂT : Ottoman Turkish
ahvaller, durumlar
AHYAL : Ottoman Turkish
(Hayl. C.)
Atlar, at sürüleri. Atlı kıtalar
AHYAN : Ottoman Turkish
(Hin. C.) Arasıra. Vakit vakit. Vakitler. Zamanlar
AHYANEN : Ottoman Turkish
(İhyânen) Zaman zaman, arasıra. Kâh kâh
AHYAR : Ottoman Turkish
Hayırlılar. * Dostlar. * İyilik sevenler. (Eşrar'ın zıddı)
AHYAZ : Ottoman Turkish
(Hayiz. C.) Odalar, bölmeler, bölümler
AHYED : Ottoman Turkish
Peygamberimizin Tevrattaki ismi
AHYEF : Ottoman Turkish
Bir gözü gök, diğer gözü siyah olan
AHYUS : Ottoman Turkish
Ekseriyetle su kenarında biten bir ot
AHYÂ : Ottoman Turkish
(Hayy. C.) Diri olanlar. Hay olanlar. Canlılar
AHYÂ : Ottoman Turkish
diriler, canlılar
AHYÂ VÜ EMVÂT : Ottoman Turkish
Diriler ve ölüler
AHYÂR : Ottoman Turkish
hayırlılar, iyiler
AHZ : Ottoman Turkish
Alma. * Tutma. * Kabul etme. * İşkence etme
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani