Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BAHTAK : Ottoman Turkish

f. Evvelce savaşlarda başa giyilen demirden yapılmış başlık. Miğfer

BAHTE : Ottoman Turkish

Semiz, besili koyun. * Burulmuş üç yaşında koç

BAHTEK : Ottoman Turkish

f. Uykuda iken ağırlık basma. * Fena tâlih, küçük şans

BAHTERÎ : Ottoman Turkish

Salına salına yürüyen, yürüyüşü güzel olan adam. * Mağrur, kibirli. Kendini beğenmiş

BAHTİYAR : Ottoman Turkish

f. Bahtlı, talihli, mes'ud, mutlu, şanslı.(Elbette en bahtiyar odur ki: Dünya için âhireti unutmasın. Âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin. Kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin. Selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin. M.)(Bahtiyar odur ki: Kevser-i Kur'anîden süzülen tatlı, büyük bir havuzu kazanmak için bir buz parçası nev'indeki şahsiyetini ve enaniyetini o havuz içine atıp eritendir. L.)

BAHTİYARANE : Ottoman Turkish

f. Bahtiyarcasına, mutlucasına, mesut olana yakışacak şekilde

BAHTİYARÎ : Ottoman Turkish

f. Bahtiyarlık, saadetlilik, mutluluk. * İran'da bulunan şöhretli bir kavim

BAHTİYÂR : Ottoman Turkish

talihli, kutlu, mutlu

BAHUR : Ottoman Turkish

Çok sıcak. Çok sıcaklık

BAHUSUS : Ottoman Turkish

Hususiyle. En çok. Hele

BAHUSUS : Ottoman Turkish

özellikle

BAHUZÛR : Ottoman Turkish

Huzur ile. Huzuru ile

BAHV : Ottoman Turkish

Hurmanın yaş olanı

BAHYE : Ottoman Turkish

f. Dikiş, teyel

BAHYE-ZEN : Ottoman Turkish

f. Terzi, dikiş diken, dikişçi

BAHZ : Ottoman Turkish

Sıkıntılı olma, can sıkma. * Yük ağır gelip hayvanı çökertme. * Bir adamı çenesinden, sakalından tutup çekme

BAHZEC : Ottoman Turkish

Yaban sığırının buzağısı

BAHÂ : Ottoman Turkish

f. Kıymet. Değer. Bedel. Pahâ

BAHÂ : Ottoman Turkish

paha

BAHÂDAR : Ottoman Turkish

pahalı

BAHÂDIR : Ottoman Turkish

kahraman, yiğit

BAHÂNE : Ottoman Turkish

vesile, sebep, özür

BAHÎ : Ottoman Turkish

şehvete dâir. şehvetle ilgili

BAHÎL : Ottoman Turkish

Hasis. Cimri. Tamahkâr. Hayırlı işlere malını (varsa bile) harcamayan

BAHÎL : Ottoman Turkish

cimri, eli sıkı