Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
DIRAB : Ottoman Turkish

Erkek dişiye aşmak. * Küçük dağlar

DIRAHT : Ottoman Turkish

f. Ağaç. Şecer

DIRAHŞAN : Ottoman Turkish

f. Parlak. Parıldayan. Parlaklık. Münevver, ziyâdar

DIRAHŞAN : Ottoman Turkish

parlayan

DIRAK : Ottoman Turkish

(Daraka. C.) Deriden mâmul kalkanlar

DIRAM : Ottoman Turkish

Ateşin alevlenmesi. * Ateşin alevi. * Odun parçası, tahta parçası (tezcek ateş tutuşup alevlenir.)

DIRAR : Ottoman Turkish

Ziyân yetiştirmek

DIRAZ : Ottoman Turkish

f. Uzun

DIRAZ-DEST : Ottoman Turkish

f. El uzatan. El uzunluğu

DIRAZÎ : Ottoman Turkish

f. Uzunluk

DIREFS : Ottoman Turkish

İpek. * Katı, sağlam nesne. * Büyük iri yapılı adam. * Büyük deve

DIRGA : Ottoman Turkish

Sıvı, balçık

DIRGAM : Ottoman Turkish

(C.: Darâgım) Arslan, esed, gazanfer, şir, leys, haydar

DIRHAMİ : Ottoman Turkish

Bir dirhem

DIRR : Ottoman Turkish

Avret üzerine avret almak, evli iken bir daha evlenmek

DIRRE : Ottoman Turkish

(C.: Direr) Sütün çokluğu. * Sütün akanı. * Turra. * Kırbaç

DIRRİZ : Ottoman Turkish

Bahil kimse. * Kısa boylu, âdi kadın

DIRS : Ottoman Turkish

(C.: Derâsa-Edrâs) Kertenkele, fare ve kedi gibi hayvanların eniği

DIRV(E) : Ottoman Turkish

Av öğrenmiş olan köpek yavrusu. * Dağ ağaçlarından pelit ağacına benzer bir ağaç

DIYA : Ottoman Turkish

Helak olmak, telef olmak

DIYK : Ottoman Turkish

(Bak: Dîk)

DIYK : Ottoman Turkish

darlık

DIÎN : Ottoman Turkish

Asıl. * Maden

E : Ottoman Turkish

"Gr: İstifham, sorgu edatı. (Ezehebe Nuri: Nuri gitti mi? derken Ezehebe'nin başındaki ""E"" harfi gibi) * Arapça kelimelerin sonuna ""e"" gelerek onları müennes yapmaya yarar. Âdil, Âdile... Emin, Emine... Kâmil, Kâmile... Nuri, Nuriye... gibi. (Bak: Müennes)"

E'BA : Ottoman Turkish

Yükler, hamuleler, çuvallar