Turkish
HİCAZ DEMİRYOLU MADALYASI : Ottoman Turkish
"Şam-Hicaz demiryolunun yapımı için para yardımı bulunanlarla, demiryoluna ait işlerde hizmetleri görülenlere verilmek üzere II.Abdülhamid tarafından çıkartılan üç ayrı madalya.
1902 tarihli nizamname ile çıkarılan bu madalyanın bir tarafında ""Hamidiye Hicaz demiryoluna hizmet eden hamiyyetmendâna mahsus madalyadır."" ibaresi; diğer yüzünde defne dalında bir çelenk içinde Abdülhamid II'in ""El-gazi"" tuğrası, altta ise lokomotif şekli vardı. Bu madalyalar: Altun, gümüş ve nikel olmak üzere üç çeşitti."
HİCAZÎ : Ottoman Turkish
(Hicaziyye) Hicaza mensub. Hicazla alâkalı. * Hicazlı Arap
HİCCE : Ottoman Turkish
Bir defa hacca gitmek
HİCCET-ÜL VEDÂ' : Ottoman Turkish
Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın dâr-ı âhirete teşrifinden bir sene evvelki son vedâlaşma haccı
HİCCİRA' : Ottoman Turkish
Şân. * Zât. * Âdet
HİCCİRE : Ottoman Turkish
Âdet. * Halk
HİCCÎRA : Ottoman Turkish
Âdet, usul, kaide
HİCER : Ottoman Turkish
Her nesnenin kenarı
HİCHİC : Ottoman Turkish
Tatlı su. * Erkek koyun
HİCİR : Ottoman Turkish
Başkalarından üstün ve faziletli olan. Bir kimsenin sireti ve mesleği. Huy, âdet, tabiat
HİCİV : Ottoman Turkish
(Bak: Hicv)
HİCR : Ottoman Turkish
Ayrılık. * Başkalarından ayrı fâzıl ve üstün kimse. * Sayıklama
HİCR SURESİ : Ottoman Turkish
Kur'an-ı Kerim'in
suresidir
HİCRAN : Ottoman Turkish
Uzaklaşma. Ayrılık. Ayrılıktan gelen keder, sızı, acı. Dostluğu ve ülfeti kesmek
HİCRAN-MEAL : Ottoman Turkish
Hicran bildiren, hicran anlatan
HİCRAN-ZEDE : Ottoman Turkish
Ayrılmış, üzüntülü, hicrâna uğramış
HİCRAN-I LÂ YEZALÎ : Ottoman Turkish
Sonsuz ayrılık. Ayrılıktan gelen sonu gelmez üzüntü
HİCRET : Ottoman Turkish
"Bir yerden bir yere göç etmek. Kendi memleketini bırakıp başka memlekete taşınmak. * Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Mekke'den Medine'ye hicret etmesi. İslâmiyetin ilk zuhurunda, şeref ve izzetleri zedelenen Mekke'deki putperest müşrikler daima Hz. Peygamber'e su-i kastlar tertipliyorlardı. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (A.S.M.) Mekke'yi bırakıp Medinelilerin dâvetini kabul ederek Hz. Ebu Bekir (R.A.) ile birlikte 622 senesinde hicrete mecbur oldu. Bu seneye Hicret senesi denildi. İslâm takvimlerinde ""tarih"", bu seneden başlar ve buna hicret yılı veya hicrî yıl denir. (Bak: Takvim-i Arabî)"
HİCRET : Ottoman Turkish
göç, Peygamberimizin Medineye göçü
HİCRET-İ NEBEVİYE : Ottoman Turkish
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) Mekke'den 622 yılında Medine'ye hicret etmesi
HİCRİ' : Ottoman Turkish
Uzun boylu ahmak erkek. * Tazı, köpek, kelp
HİCRİS : Ottoman Turkish
Tilki eniği
HİCRÂN : Ottoman Turkish
ayrılık, ayrılık acısı
HİCRÎ : Ottoman Turkish
Hicretle başlayan takvime göre
HİCRÎ TARİH : Ottoman Turkish
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) Mekkeden Medine'ye hicret ettiği günü başlangıç olarak alan tarih. Milâdi ve Rumi tarihler gibi oniki ay esasına dayanan hicri sene, Muharrem adı verilen ayla başlar, zilhicce ile sona erer. Oniki ayın adları şunlardır: Muharrem, safer, rebiül-evvel, rebiül-âhir, cemaziyel-evvel, cemaziyel-âhir, receb, şaban, ramazan, şevval, zilkade, zilhicce.Kamerî aylar yirmidokuzla otuz günleri arasında değiştiği için hicri tarih ile milâdi tarih arasında on günden biraz fazla fark vardır. Hicri yahut kameri yılı milâdi yıla çevirmek için şöyle bir formül kullanılır. Eldeki hicri yıl sayısının % 3'ü çıkarılır. Bulunan sayıya 622 sayısı ilâve edilir. Böylece meselâ hicri 1000 yılının yüzde üçü 30 eder. Geriye 970 kalır. Bu sayıya 622 daha ilâve edilince karşılığı olarak milâdi 1592 yılı bulunmaktadır
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani