Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BEZM-İ SAFÂ : Ottoman Turkish

Safâ meclisi, eğlence meclisi

BEZME : Ottoman Turkish

f. Muhabbet ve sohbet meclisinin bir köşesi

BEZMGÂH : Ottoman Turkish

f. Eğlence yeri

BEZMİELEST : Ottoman Turkish

" Allahın, ""Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"" diye sorduğu, ruhların da ""Evet,"" diye cevap verdikleri hâdise."

BEZR : Ottoman Turkish

f. Ziraat, ekim

BEZR-GER : Ottoman Turkish

f. Çiftçi, ekinci. Tohum serpen

BEZR-KÂR : Ottoman Turkish

f. Ekinci, çiftçi. Tohum saçan

BEZRE : Ottoman Turkish

Koltuk kılının az olması. Yüzük halkası

BEZREKA : Ottoman Turkish

(Bak: Bedraka)

BEZV : Ottoman Turkish

Et çok olmak. * Ağaçlar sık bitmek

BEZYÛN : Ottoman Turkish

Altın işlemesi atlas ki, adına sündüs denilir. * İnce kumaş

BEZZ : Ottoman Turkish

Keten veya pamuktan mamul dokuma

BEZZAZ : Ottoman Turkish

Bez satan. Manifaturacı.* Muhaddislerden bir zatın nâmı

BEZZAZİSTAN : Ottoman Turkish

f. Esnaf çarşısı. Bedestan

BEZZE : Ottoman Turkish

Hor ve hakir olmak

BEÇE : Ottoman Turkish

(C.: Beçegân) f. İnsan veya hayvan yavrusu

BEÇE-DAR : Ottoman Turkish

f. Yavrusu olan, çocuğu olan. * Gebe, hâmile

BEÇE-GÂN : Ottoman Turkish

(Beçe. C.) f. Çocuklar, yavrular

BEÇE-İ HUNİN : Ottoman Turkish

Kanlı yavru. * Mc: Acı gözyaşları

BEÇE-İ TAVUS-U ULVÎ : Ottoman Turkish

Gökteki tavusun yavrusu. * Kamer, ay. * Güneş, şems. * Ateş, nar.* Gündüz.* Yâkut

BEÇEK : Ottoman Turkish

f. Bir nevi kesici alet. * Küçük silah

BEŞAAT : Ottoman Turkish

Kabahat, suç. * Yiyecek ve içeceklerdeki acılık

BEŞAHE : Ottoman Turkish

Çirkinlik

BEŞALE : Ottoman Turkish

Harislik, hırslı olma

BEŞAM : Ottoman Turkish

Hicaz'da yetişen bir cins ağaçtır ki, hoş kokuludur ve dallarından misvak yapılır