Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
EŞYA : Ottoman Turkish

nesneler, şeyler

EŞYAH : Ottoman Turkish

(Şeyh. C.) Şeyhler, ihtiyarlar, yaşlılar, pir-i fâniler

EŞYEB : Ottoman Turkish

(Şeyb. den) Saçı sakalı ağarmış, yaşlanmış olan kişi. İhtiyar

EŞYEM : Ottoman Turkish

Yüzünde ve vücudunda çok beni olan adam

EŞYÂ' : Ottoman Turkish

(Şia. C.) Bölükler, bölümler, kısımlar, neviler, fırkalar, tabakalar, cinsler, çeşitler. Cemaatler, cemiyetler, topluluklar. * Yardımcılar

EŞÂR : Ottoman Turkish

şiirler

EŞÂRÎ : Ottoman Turkish

itikadî bir hak mezhep kuran âlimin namı

EŞÎYA : Ottoman Turkish

ir peygamber

EŞÜDD : Ottoman Turkish

Büluğa gelmek mertebesi

EŞŞEHÎR : Ottoman Turkish

meşhur, ünlü, tanınmış

EŞŞÜKRÜLİLLAH : Ottoman Turkish

şükür Allahadır

FA : Ottoman Turkish

Osmanlıca alfabenin 23'üncü harfi olup ebcedî değeri 80'dir

FA'AL : Ottoman Turkish

(Mübalâgalı ism-i fâil) Çok işleyen ve çalışan. Durmayıp işleyen. Çalışkan. Devamlı iş yapan

FA'ALİYET : Ottoman Turkish

İş görmek, çalışmak. Boş durmayış

FA'ALÂNE : Ottoman Turkish

f. Hiç durmazcasına çalışarak. Daima çalışır surette

FA'ALÜN LİMA-YÜRİD : Ottoman Turkish

"""Kayyumiyet sırrıyla ve faaliyet-i daimesiyle her an istediğini istediği gibi yapar."" meâlinde bir âyettir."

FA'FA' : Ottoman Turkish

Kasap. * Çoban. Hafif kimse

FA'FAA : Ottoman Turkish

"Çobanın koyunu çağırması. Çağırıp ""fâfâ"" demek."

FA'FAÎ : Ottoman Turkish

Koyun çobanı

FA'L : Ottoman Turkish

İşlemek mânâsına mastar

FA'M : Ottoman Turkish

Dolu

FA-ÜL FİİL : Ottoman Turkish

Gr: Bir fiilin aslî harflerinden birinci harfi

FAAL : Ottoman Turkish

Balta sapı. * Kerem

FAAL : Ottoman Turkish

çalışkan, işleyen

FAALE(T) : Ottoman Turkish

(Fâil. C.) Fâiller, özneler, iş yapanlar