Multilingual Turkish Dictionary

English Turkish Redhouse

English Turkish Redhouse
YOKEL : English Turkish Redhouse

yo.kelyo'kıl isim (taşradan gelen) hödük

YOLK : English Turkish Redhouse

yolkyok, yolk isim yumurta sarısı

YON : English Turkish Redhouse

yonyan sıfat oradaki; şuradaki. zarf orada; şurada

YONDER : English Turkish Redhouse

yon.deryan'dır sıfat oradaki; şuradaki; ötedeki. zarf orada; şurada; ötede; oraya; şuraya; öteye. zamir ora; şura; öte

YOO-HOO : English Turkish Redhouse

yoo-hooyu'hu ünlem Hey! Buraya bak!

YORE : English Turkish Redhouse

yoreyôr isim bakınız of yore in days of yore

YOU : English Turkish Redhouse

youyu zamir
sen; siz; sizler; seni; sizi; sana; size: Hey you! Come here! Hey sen, buraya gel! You children don't be late! Çocuklar, siz geç kalmayın! What's it to you? Sana ne?
Genellemelerde kullanılır: You don't go there alone. Oraya tek başına gidilmez

YOU BET! : English Turkish Redhouse

konuşma diliElbette! Hay hay!

YOU DEVIL! : English Turkish Redhouse

Seni şeytan seni!

YOU DON'T HAVE ANYTHING WRONG WITH YOU. : English Turkish Redhouse

Bir şeyin yok senin./Sağlığın yerinde

YOU DON'T SAY! : English Turkish Redhouse

Yok canım!

YOU FLATTER YOURSELF. : English Turkish Redhouse

O senin hüsnükuruntun

YOU GET GOOD VALUE FOR YOUR MONEY THERE. : English Turkish Redhouse

Orada ödediğin para karşılığında iyi mal alırsın

YOU MEAN EVERYTHING TO ME. : English Turkish Redhouse

Sen benim her şeyimsin

YOU RASCAL YOU! : English Turkish Redhouse

Seni gidi seni!/Ah seni seni!

YOU SEE .... : English Turkish Redhouse

Yani
../İşte
...
Gördün mü?

YOU WOULD TELL HER, WOULDN'T YOU? : English Turkish Redhouse

Gidip ona yetiştirirsin, değil mi?
İlle ona söylersin, değil mi?

YOU'D : English Turkish Redhouse

you'dyud kısaltma
you had.
you would

YOU'LL : English Turkish Redhouse

you'llyul kısaltma you will

YOU'RE : English Turkish Redhouse

you'reyûr kısaltma you are

YOU'RE A SIGHT FOR SORE EYES! : English Turkish Redhouse

Ah, seni görmek ne kadar güzel!

YOU'RE A SIGHT! : English Turkish Redhouse

Ah, seni seni!
Aman, bu ne hal böyle?

YOU'RE ANOTHER! : English Turkish Redhouse

Sen de!

YOU'RE WELCOME TO TRY. : English Turkish Redhouse

Bir deneyin isterseniz./Buyrun deneyin

YOU'RE WELCOME. : English Turkish Redhouse

Bir şey değil./Rica ederim./Estağfurullah