Multilingual Turkish Dictionary

English

English
ANCIEN : English Turkish

n. ancien, "ancien regime" teriminden gelen (Fransa’nın eski devlet yönetimi)

ANCIEN REGIME : English Turkish

ancien regime, (Fransızca) 1879 devriminden önce Fransa’da sosyal ve siyasi sistem; bir işi yapmak için eski yöntem, eski sistem

ANCIENT : English Turkish

adj. eski, çok eski, eskiden kalma

ANCIENT CIVILIZATION : English Turkish

n. eski medeniyet, çok eski uygarlık; antik toplum ve kültür

ANCIENT HISTORY : English Turkish

eski çağ tarihi, çok uzun zaman önceki tarih; artık ana konu olmayan bir şey, artık önemli veya güncel konularla ilgili olmayan bir şey

ANCIENT MANUSCRIPTS : English Turkish

eski el yazmaları, eski çağlarda yazılmış olan belgeler

ANCIENT MELODY : English Turkish

eski melodi, eski zamanlarda yazılmış olan nağmeler

ANCIENT MONUMENT : English Turkish

n. tarihi anıt, (İngiltere İngilizcesi) en az Orta Çağdan kalmış ve muhafaza edilmiş olan eski bina, tarihi yapı veya anıt

ANCIENT MONUMENTS : English Turkish

n. tarihi anıtlar, en az Orta Çağdan kalmış, korunmaya ve araştırılmaya değer olan anıtlar

ANCIENT PEOPLES : English Turkish

eski halklar, eski zamanlar toplumları, eski medeniyetler, Yunanistan ve Roma gibi tarihi yakın doğu krallıkları

ANCIENT ROME : English Turkish

n. eski roma

ANCIENT TIMES : English Turkish

eski çağlar, uzak geçmişte olan zaman dilimi, ilk çağ günleri

ANCIENTLY : English Turkish

adv. eskiden, eskilerde, eski zamanlarda

ANCIENTNESS : English Turkish

n. eskilik, köhnelik, ilkellik, antikalık

ANCIENTS : English Turkish

n. eski uygarlıklar, klasik eserler yazarı, eskiler

ANCILLA : English Turkish

n. yardımcı, yedek, yardım eden bir şey (özellikle öğrenilen yardım); kadın uşak (Eski kullanım)

ANCILLARY : English Turkish

adj. yardımcı, yan

ANCILLARY EQUIPMENT : English Turkish

yardımcı donanım, yardımcı ekipman, ek donanım

ANCILLARY INDUSTRIES : English Turkish

yan sanayiler

ANCILLARY ROAD : English Turkish

n. yan yol, tâli yol

ANCIPITAL : English Turkish

adj. iki kenarlı, iki ucu olan; iki tarafı olan (Botanik)

ANCLE : English Turkish

n. ayak bileği, topuk, bacağın alt kısmında ayağın başladığı bölge ve eklem (Anatomi)

ANCON : English Turkish

n. dirsek, ankon

ANCONAL : English Turkish

adj. ankoneal, dirsekle ilgili; dirseğe benzer, dirseğe benzeyen

ANCONEAL : English Turkish

adj. ankoneal, dirsekle ilgili; dirseğe benzer, dirseğe benzeyen